Sanaseni seviyorum dediğim kadar, Anneme peki anneciğim deseydim; hazırdı cennetteki yerim. Gölgene bak, beni anlamak istiyorsan; O kadar yakın, ama sana asla dokunamayan. Önce sevdiğiniz terk eder sizi, ardından uykunuz. Sonra ne sevdiğiniz geri gelir ne de uykunuz. Konuşmuyor, anlatmıyor diye hissetmiyor sanmayın. Küçükçekmece Belediyesi tarafından şair Cemal Süreya'nın vefatının 30. yılına özel hazırlanan "Hayat Kısa Kuşlar Uçuyor, Cemal Süreya'yı Anlamak" sergisi, Atakent Kültür ve Sanat Merkezinde sanatseverlerle buluştu. Cemal Süreya: Şimdi sen kalkıp gidiyorsun, git gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar, gitsinler oysa ben senin gözlerin olmadan edemem bilirsin. Cemal süreya sözleri. Cemal Süreya: Biliyorsun ben hangi şehirdeysem yalnızlığın başkenti orası ve yine sevgili çocuk biliyorsun kişi tutkularıyla yalnızlığını adlandırıyor o CemalSüreya Sözleri. December 11, 2017Hayatımda ilk kez birisi bana “Kendine çok dikkat et” dedi sadece. Anlamış onun kalbini taşıdığımı herhalde Cemal Süreya: Dergiler bugün daha çok satılsa da, marji­ nal maliyet noktasıyle satış fiatı arasında niced r bir dengesizlik var. Maliyet artıyor, buna karşılık dergi fiyatları paralel bir artış gösteremiyor. Okur sayısındaki artış, o açığı kapayacak ölçüde değil. HCJrwme. hayat kısa, kuşlar uçuyor..’Cemal Süreyaağaç anlatabilir kendini yağmura,hiç değilse fısıldayabilir-bunu nasıl tarif edecek; konsa yeryüzünde av,uçsa bir ömür boynunda vebal.’Birhan Keskin kuşlar uçarlar uçarlar, insanlar vardı sanır..’Cahit Zarifoğlubelki bütün kuşlar uçar, belki değil mutlaka..’Turgut Uyar kuşlar boşluk boşluk uçtukça. bir şey hızla duruyor..’Edip Canseverkuşlar gelsin hafız;onlara dair kötü hatıraları yoktur gökyüzününonlar intihar nedir, ihanet nedir bilmezler’Bekir Erdoğan mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin..’İsmet Özel yüreğinde ki yaralara kuş olayımher şeyi düzeltip lütufkarca uçayım’Özmen Yıldıztakınsam kanat manat, kuş muş olsam seğirtsem..’ Kısakürek kuşlar peru’ya ölmek için uçar..’İlhan BerkBir çocuğun, kuş olduğunu düşünmeye hakkı vardır. Tabii bubiraz arka balkonlarda manasızca oturmayı seviyorsa.’Emrah Serbesutanın; kuşlar uçuyor, uçaklar düşüyor..’Özdemir Asafâh beni vursalar bir kuş yerine..’Sezai Karakoçve sen kuş olup gidersin’Tarık Tufan kuşlar mı ki, çok şey denildi şair dilinden..’Ahmet Tellidön bana ve dinle, kuşlar uçuşuyor içimde..’Erdem Beyazıtgöçmen kuşlar gibi çok uzaklardan. gel artık. ne olursun..’Yavuz Bülent Bakilerkuşlar ölürse yere düşerler, yere düşerler ve onları hep zehratoplar..’Âh Muhsin Ünlüyüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime..’Haydar Ergülenbir yastık arıyorum kuş seslerinden..’İbrahim Tenekeciuçan kuşlar konsun senin göğüne..’Murathan Mungankonuk et, kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana..’Yılmaz Odabaşı âh bu kuş, bu gidişle. uça uça gök bırakmayacak. öteki kuşlara..’Cahit Koytakkuşlar uçuyor, kervanlar geçiyor, bir iğne deliğinden..’Âsaf Hâlet Çelebikuşlar geçiyor, derken; yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık..’Orhan Veli Kanıksiz söyleyin garipliğimi kuşlar..’Cahit Sıtkı Tarancıkuşlar gibi yalnız, yapayalnızdım açıkta..’Yahya Kemal Beyatlı hasretsiz bir kanat şakırtısına, mavi gökte kuşlar yine uçar mı?’Ahmet Hamdi Tanpınar uçun kuşlar, uçun burda vefa yok..’Rıza Tevfik Bölükbaşı sen gittin gideli kuşlar anlamaz görünür..’Hilmi Yavuzcanımla besliyorum şu hüznün kuşlarını..’Cemal Süreyakuşlar da kaderle uçar..’Cahit Zarifoğlu kuş ölür, sen uçuşu hatırla…’ Füruğ Ferruhzad“öyle güzelsin ki, kuş koysunlar yoluna”Nilgün Marmara Türk şiirinde modernist bir hareket olan 'İkinci Yeni' şiirinin öncülerinden olan Cemal Süreya, ilk şiir denemelerini ortaokulda eskizlerle, lisede aruzla yapsa da asıl şiir çalışmaları üniversite yıllarında başladı. Sosyalist fikirlerini, çıkardığı Papirüs dergisinde okurlarıyla paylaştı. Arkadaşıyla girdiği bir bahisin ardından soyadındaki bir Y harfini atarak, 'Cemal Süreya' adını aldı. İşte, Cemal Süreya biyografisi... "Hayat kısa kuşlar uçuyor" sözleriyle hafızalara kazınan, Türk edebiyatının en önemli yazar ve şairlerinden, İkinci Yeni akımının usta ismi Cemal Süreya, 9 Ocak 1990 tarihinde 59 yaşında hayatını olan Cemal Süreya'nın sürgün hayatını 7 yaşında başladı. 1938'de Dersim İsyanı sonrasında ailesiyle birlikte bir yük vagonuna konulup Bilecik'e sürgüne gönderildi. Süreya'nın henüz 23 yaşında olan annesi, sürgünün 6. ayında hayatını kaybetti. Tahsil için İstanbul'un yolunu tutan Cemal Süreya ile kardeşi ve babası, İstanbul'daki 3. yıllarında burada kaldıkları evde tespit edilerek, sürgün yerinden izinsiz ayrıldıkları gerekçesiyle polis tarafından tekrar Bilecik'e getirildi. CemalSüreya Bilecik'te parasız yatılı okuluna kaydedildi. Artık o hem sürgün, hem parasız, hem de yatılıdır kendi ikinci eşiyle tanışma hikayesi bir hayli ilginç. Rivayet odur ki, Cemal Süreya bir arkadaşına "Düğmemi dikebilecek bir kadınla evlenmek istiyorum" dedikten bir kaç gün sonra bir yemekte Zuhal Tekkanatla karşılaşır ve yaka düğmesini kopartıp Zuhal Tekkanat'a uzatır, evlenme teklif eder. Cemal Süreya, On Üç Günün Mektupları adlı eserini Zuhal Tekkanat hastanedeyken onun için SÜREYA'NIN HAYAT HİKAYESİ1931 yılında Erzincan'da dünyaya geldi. Cemal Süreya aslen Tunceli ve Alevi bir ailede doğan Cemal Süreya'nın babası Hüseyin Bey, annesi Güllü Hanım'dır. 1905'te Erzincan'da doğan ve nakliyecilikle uğraşan babası Hüseyin Seber Kürt'tür. 1915'te Karatuş'ta doğan ve 'Gülbeyaz' olarak bilinen annesi Güllü Hanım Zazadır. Karatuş'tan gidip gelirken Güllü Hanım ile karşılaşan Hüseyin Bey, ağabeyi Memo'nun yardımıyla Güllü Hanım'ı kaçırmış ve evlendi. Bu evlilikten Cemalettin, Perihan, Ayten ve Kemal adlarında 4 çocuk dünyaya geldi. Çocuklardan Kemal, 1 yaşındayken hayatını kaybetti. Ailesi, 1938 yılında Dersim Harekatı sırasında, amcasının valiyle arasının kötü olması nedeniyle Dersim İsyanı sonrası Bilecik'e sürgün YAŞTA ANNESİNİ KAYBETTİGüllü Hanım, Bilecik'e yerleştikten 6 ay sonra yaptığı düşük sonucu 23 yaşında yaşamını yitirdi. Ailenin maddi durumu bu dönemde gittikçe kötüleşti. İlkokula başlamak için halasının yaşadığı İstanbul'a giden Cemal Süreya, buradayken ailesinden gelen bir etkiyle cenk kitapları okumanın yanı sıra sık sık sinemaya gitti. Daha sonradan babasıyla kız kardeşleri de İstanbul'a gitti, fakat sürgün edilen kişilerin bulundukları muhiti 20 yıl boyunca terk etmeleri yasak olduğu için bir gece bütün aile Sanasaryan Han'a götürüldü, ardından Bilecik'e makinist olarak karayollarına çalışmaya başladı ve işi gereği ayın 15 günü dışarıda olduğu için annelik görevini babaannesi üstlendi, babasının boşluğunu ise amcası doldurdu. Annesi öldükten sonra babası 2 evlilik daha yaptı. Babasının ikinci eşi Esma Hanım, üçüncü eşi ise Refika Hanım ile SÜREYA'NIN EĞİTİM HAYATICemal Süreya, ilkokula başlamadan önce okumayı, yazmayı, matematiği ve resim yapmayı büyük amcası Memo'dan öğrendi. Hastalığı sebebiyle okula 1 yıl geç başlayarak 1939'da 37. Beyoğlu İlkokulu'na kaydoldu. İlkokul 2. sınıftayken yazdığı bir kompozisyonla öğretmeninden Yavrutürk dergisini ödül olarak 3. sınıfın ilk dönemini bitirdikten sonra sürgün edildikleri Bilecik'e dönmek zorunda kalınca, Bilecik Birinci İlkokulu'na kaydoldu. Burada 'Kürt damarı tuttu', 'Sümüklü Kürt', 'Kürt Cemo' sözleriyle hitaplara maruz kaldı. Üvey annesi Esma Hanım'dan uzak kalmak için parasız yatılı sınavına girdi ve sınavı kazanarak 1944-45 eğitim-öğretim döneminde Bilecik Ortaokulu'nda okumaya başladı. Tatil dönemlerinde gece bekçiliği ortaokulu bitirdikten sonra 1947-48 döneminde İstanbul'da Haydarpaşa Lisesi'nde parasız yatılı öğrenci olarak öğrenim hayatına devam etti ve bu dönemde aruz ölçüsüyle birkaç şiir yazdı. Lise son sınıftayken edebiyatla ilgilenen Cemal Süreya, kendini bu dönemde 'aruzcu, eski edebiyatçı' olarak gördü. 1950'de Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin Maliye ve İktisat bölümünde okumaya ve bu dönemde şiirlerini yayımlamaya başladı. Yine bu dönemde eski şiiri bırakarak yeni şiire geçiş yaptı. 1954'te mezun olduktan sonra teğmen olarak askerliğini yaparken fark derslerini de vererek hukuk diplomasını da DÖNEMİCemal Süreya, 25 Kasım 1954'te Eskişehir Vergi Dairesi'nde stajyer olarak göreve başladı. 8 Ağustos 1955'te yapılan Teftiş Kurulu sınavını kazanarak 11 Ağustos 1955'te maliye müfettiş yardımcısı olarak İstanbul'a gitti. Bu dönemde art arda hem şiirleri hem yazıları yayımlandı ve dergi çıkarmayı planladı. 7 Ekim 1958'de girdiği yeterlilik sınavı sonucunda 5. sınıf maliye müfettişi oldu. Bu tarihten itibaren teftiş amaçlı ülkenin çeşitli bölgelerine yaptığı Temmuz 1959-31 Aralık 1960 tarihlerinde memuriyetine ara verdi ve bu dönemde, beşinci ayın beşinde saat beşte Kızılay'da Demokrat Parti hükümetini protesto etmek amaçlı toplanan grubun şifresi olan 555K'ya tanık oldu. Olay anında Adnan Menderes'in bir protestocu tarafından tartaklanması, 22 gün sonra da 27 Mayıs Darbesi ile görevinden uzaklaştırılıp sonrasında idam edilmesinin sebeplerini Cemal Süreya, daha sonraları yazdığı '555K' adlı şiirinde dile bitirdikten sonra maliye müfettişi göreviyle Ankara'ya atandı ve 1961'de Maliye Denetim Usulleri ve İktisadi Devlet Teşekkülleri'ni incelemek üzere Paris'e gönderildi. Paris'teyken hem Fransızcasını geliştirdi, hem de 'Göçebe' adlı şiirini tamamladı. Burada 1 yıl kaldıktan sonra Türkiye'ye dönerek Kars, Ağrı, Çanakkale ve Tekirdağ gibi yerlere teftiş turnesine çıktı. 1964'te İstanbul'a atandıktan sonra hem edebiyata, hem de dergi çıkarma işlerine ağırlık vermek için 31 Temmuz 1965 tarihinde Maliye Teftiş Kurulu'ndan arkadaşları Sezai Karakoç ve Doğan Yel ile beraber istifa BÜROKRAT OLARAK EMEKLİ OLDUMemuriyetten ayrıldıktan sonra dergi çıkarıp dergi yönetimlerinde bulunan Cemal Süreya, 12 Mart Muhtırası'nın meydana gelmesiyle memurluğa geri dönmek zorunda kaldı. 7 Şubat 1975'te Darphane ve Damga Matbaası müdürü oldu fakat dönemin Maliye Bakanı Yılmaz Ergenekon ile tartışmasıyla görevinden ayrılarak Ankara'ya, Tetkik Kurulu üyeliğine Süreya, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı çıkaracağı kitapların basımında yer alan 9 kişilik Kültür Kurulu üyeliğine de seçildi ve 2 Şubat 1982 tarihinde yüksek bir bürokrat olarak emekli oldu. Emeklilikten sonra batmak üzere olan Odibank'ı Ortadoğu İktisat Bankası kurtarmak için yönetim kurulu üyeliğine getirildi fakat bankanın batmasıyla mahkemeye sevk edildi, ardından aklandı. Devlet işi dışında Yurt, Meydan Larousse ve ANSA Omnis ansiklopedilerine redaktörlük yaparak emekli olduktan sonra daha çok zaman ayırmayı düşündüğü yayın dünyasının içine dahil YAŞAMIHayatı boyunca 4 kez evlenen Cemal Süreya'nın, bu evlilikler dışında çeşitli ilişkileri oldu. Bilecik'te ortaokul 2. sınıf öğrencisiyken tanıştığı ve aşık olduğu Seniha Nemli ile ilk evliliğini yaprı. Cemal Süreya'nın babası bu evliliğe razı olmamasına rağmen Süreya, Seniha Hanım ile 1952'te nişanlandı ve 7 Kasım 1954'te de evlendi. Nikah döneminde Cemal Süreya'nın gelgitli karakteri, beklentileri, öfkesini kontrol edemeyişi; gereksiz yere çıkan ilk kavga sonrasında kendi bileklerini jiletle kesmesi ile sonuçlandı. İlk evliliğinden Ayçe adında bir kızı oldu. Eşiyle arası problemli olan Cemal Süreya, stajyer olarak çalıştığı Eskişehir Vergi Dairesi'nde tanışıp bir süre beraber olduğu kadın için 'Üvercinka' adını kullandı. 11 Ağustos 1955'te Maliye Müfettiş Muavini olarak İstanbul'a atanan şairin 'Üvercinka' ile ilişkisi bitmiştir. Cemal Süreya'nın babası Hüseyin Bey'in ölümü sonrasında Süreya'yla Seniha Hanım yeniden birleşmişti fakat bu ikinci beraberlik de uzun sürmedi. 1958'de evi terk ederek boşanmak için 7 yıl uğraştı. Seniha Hanım ise zaman zaman şiddet gördüğü eşine daha fazla dayanamayıp kızını da alarak baba evine Hilmi Ziya Ülken'in yeğeni Suna Lokman ile nişanlandı fakat Cemal Süreya'nın Paris'e gitmesiyle evlilikleri ertelendi. Paris'ten dönen şair, nişanlısından ayrıldı. 1964'te İstanbul'a atandığında Tomris Uyar ile tanıştı ve birlikte yaşamaya başladı. Fakat 1966'da ilişkileri sona erdi. Cemal Süreya'nın 'Papirüs'ü ikinci defa çıkardığı 1966'da Zühal Tekkanat ile tanıştı ve ikili, Ağustos 1967'te evlendi. Bu evlilikten Memo Emrah d. 23 Kasım 1969 adından bir oğulları oldu. Maddi sıkıntılar nedeniyle memuriyete dönen Cemal Süreya Ankara'ya gidince eşiyle mektuplaştı, 'Beni Öp Sonra Doğur Beni' kitabını eşine ithaf etti ve ailesi, şairin yanına Ankara'ya taşındı. Aynı evi paylaşmalarına rağmen geçinemediler, sürekli aldatıldıklarını düşündüler. Cemal Süreya'nın tepkisi zaman zaman şiddete dönüşmüştü. Evliliği sırasında Gazi Eğitim Enstitüsü'nde Fransızca hocalığı yapan Güngör Demiray ile tanışan Cemal Süreya, Tekkanat'tan 1975'te boşanarak aynı yılın şubat ayında Demiray ile evlendi fakat 10 ay sonra boşandı. 1976'da Tekkanat ile tekrar nişanlandı ve 1977'de bu beraberlik de bitti. Darphane Genel Müdürlüğü'nde çalışırken 1980'de tanışıp evlendiği ve kitabevi sahibi 4 çocuklu dul bir olan ve Süreya'nın 'Bayan Nihayet' dediği Birsen Sağnak, şairin son eşi SÜREYA'NIN KİŞİLİĞİCemal Süreya; çocukluğunda zayıf, sıska ve hastalıklı sıtma olduğu için kafasının bedenine göre oldukça büyük göründüğünü belirtti Utangaç bir yapıda olduğunu "Utangaç bir adamım ben; bir şeyin fiyatını bile soramam; ayrıca, sorarsam, almak zorundayımdır sanki" sözleriyle dile getirdi. Baki Süha Ediboğlu tarafından 'tıknaz, orta boylu, esmer, kara kaşlı kara gözlü, hareketli bir insan' olarak betimlendi. "Kişiliğine hakim olan durgunluk ve itidal, düşünmeden, bir fikri kafasında yoğurup pişirmeden sere serpe konuşan bir his adamı olmadığı kanısını yaratıyor insanda. ... Konuşmalarında iyiden iyiye hissedilen bu diyalekt, şiir okurken kayboluyor, sanki bir başka tatlı, yumuşak, zaman zaman da tonlu bir İstanbul ağzı ile inşat yapıyor" diye ekledi. Tekin Gönenç ise Süreya'yı 'ağır başlı, yumuşak, söylediklerini çok iyi tartan, öte yandan oldukça çekingen bir insan' olarak tanımladı. Ali Püsküllüoğlu, şairle ilk tanıştıklarında şairin çekingen olduğunu belirtirken Mehmet Kemal ise şairin yalnız, kimsesiz, durağan ve çekingen kimliğini bir türlü atamadığını dile getirdi. Osman Numan Baranus ile Zeynep Oral da şairin utangaç bir kişi olduğunu küçük düşme fobisi ve kusursuz olma endişesi taşıyan Cemal Süreya, kalabalık toplantılarda konuşmaktan pek hoşlanmazdı. Dost ve içki ortamlarında 'şairane konuşma', kendi kendine konuşma, mektup yazma, alınganlık gibi huylara sahiptti. Halasının oğluyla yazma eskizlerine başlayan şair, küçük düşmekten ve beğenilmemekten korktuğu için yazdıklarını kimseyle paylaşmadı. Sezai Karakoç, Cemal Süreya'nın yazdıklarını en yakın arkadaşı olan kendisine bile göstermemesini 'kıskançlık' olarak yorumlarken eşi Zühal Tekkanat ise şairin çalışmalarını sürekli gizli yaptığını açıklamıştır. Cemal Süreya, beraber olduğu kadınları kıskanırken kendisi evliyken kaçamak yaptı. Cemal Süreya, bohem bir hayat sürerken bu yaşantısından oğlu Memo etkilendi. Oğluna karşı 'dengesiz' davrandı ve hem kızıp döverken hem sevgi gösterisinde bulundu. Alkol ve sigaraya düşkün olan Cemal Süreya, mesleğinde oldukça ciddi ve titiz bir şekilde çalıştı. Özel hayatında ise sade ve 'yoksul denilebilecek' bir hayat sürdü. Maliye Bakanı'na verdiği yanıt ya da 12 Eylül Darbesi'nin mimarı olduğunu, sanata karşı tavır aldığını ve Türk Dil Kurumu'nu kapattırdığı için Kenan Evren'in Çankaya Köşkü davetini reddederek ya da Turgut Özal'ın kapitalist sermayeyi desteklediğini düşünmesiyle Cemal Süreya iktidar karşıtı Süreya'nın anne tarafı Zaza baba tarafı da Kürt olmasına rağmen evde Türkçe konuşulduğundan ötürü Kürtçe bilmeyen şair, ilerleyen dönemlerde bu durumdan ötürü 'üzüldüğünü' dile getirdi ve son eşi Birsen Hanım'ın desteğiyle Kürtçe öğrenmeye karar verdi. Kürtçe öğrenmek için alfabe bularak derslere başlamak üzereyken 12 Eylül Darbesi'yle ortadan kaldırılan kitaplarla birlikte bulduğu alfabe de ortadan yok oldu. Cemal Süreya bunun üzerine 'Kısa Türkiye Tarihi IV' şiirini SÜREYA'NIN DÜNYA GÖRÜŞÜCemal Süreya, kendini 'sol sempatizanı demokrat aydın' olarak nitelerken düşünce olarak da 'formalist' olarak tanımladı. Herhangi bir siyasi partiye dahil olmayan veya herhangi bir eylemde bulunmayan şair, düşüncesini daima koruduğunu ve Türkiye'nin sosyalizmle kurtulup gelişeceğini dile getirdi. Kendini feministlerden yana hissetmiş ve feminizm sorununun dünyada ancak sosyalizmle ve kendiliğinden çözüme kavuşacağı kanısında olduğunu fakat 'dünyanın hiçbir yerinde gerçek anlamda bir sosyalist toplum kurulamadığı için kendi payına bu umudumu yitirdiğini' açıkladı. Devlet, aydın, halk, politika, sanat, sanatçı gibi konuları sosyalist bir perspektifle ele almış ve iktidar sahibi olarak itham ettiği devlet, sağ görüşlü, gerici, demokrasiyi 'burjuvanın enstrümanı' olarak sunan, kültürü ve sanatı baltalayan kişilerden oluşmuştur. Demokrat Parti, Adalet Partisi ve Anavatan Partisi eleştirdiği hükümetlerin başında öldüğü zaman mevlit okudu ve müezzin ödülü olarak Cihangir Camii'nin minaresinde iki defa ezan SÜREYA'NIN ÖLÜMÜCemal Süreya, 1982'de kalp spazmı olduğunu açıkladı. Sağlık problemi, oğlu Memo'nun annesini alarak Birsen Hanım ile yaşadığı eve taşınmasıyla başladı ve oğlunun fiziksel şiddetine maruz kalarak bunalımın eşiğini geldi. Kendini içkiye veren Cemal Süreya, 6 Ocak 1990'da kalp krizi geçirdi. 8 Ocak 1990'daki Gazeteciler Cemiyeti'ndeki son hali, Muzaffer Buyrukçu tarafından 'bitkin, zayıflamış ve tam bir moral çöküntüsü içinde' şeklinde aktarıldı. Gece evinde rahatsızlanan Cemal Süreya, önce Haydarpaşa Göğüs Hastanesi'ne, ardından Numune Hastanesi'nin acil servisine götürüldü fakat 9 Ocak 1990 Salı günü şeker komasından hayatını kaybetti. Cenazesi, 10 Ocak 1990 günü Şişli Camii'nde kılınan öğle namazından sonra, amcası Memo'nun yattığı Kulaksız Mezarlığı'nda toprağa SÜREYA ŞİİRLERİ VE ESERLERİUsta şair; Üvercinka 1958, Göçebe 1965, Beni Öp Sonra Doğur Beni 1973, Güz Bitiği 1988, Sıcak Nal 1988, Sevda Sözleri 1984, 1990, 1995, Korkarak Vinç ve Uzaktan Seviyorum Seni adlı şiirlere imza Dolu Çiçekle 1976, Günübirlik 1982, 99 Yüz 1992, Uzat Saçlarını Frigya 1992, Folklor Şiire Düşman 1992, Aydınlık Yazıları/Paçal 1992, Oluşumda Cemal Süreya 1992, Papirüs'ten Başyazılar 1992, Toplu Yazılar I 2000, Toplu Yazılar II 2005, Günler derlemelerini de okuyucuyla buluşturan Cemal Süreya ayrıca, 999 Gün Günler / Üstü Kalsın" 1981 adlı günceyi, Onüç Günün Mektupları'nı 1990, çocuk kitabı Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi'yi 1993, Güvercin Curnatası'nı 1997 ve Mülkiyeli Şairler 1966 ile Yüz Aşk Şiiri 1967 adlı derlemeleri kaleme aldı. Güncelleme 09/01/2022 1851 EğitimHayat Kısa Kuşlar Uçuyor Ne Demek, Ne Anlatıyor? Hayat Kısa Kuşlar Uçuyor Kimin Sözü?İkinci Yeni Akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Cemal Süreya, 1931 yılında Erzincan'da doğdu. Güvercin Cuntası, Günler ve Sevda Sözleri kitaplarıyla bilinen Cemal Süreya'nın beğenilen birçok dizesi, sosyal medyada sürekli paylaşılıyor. O sözlerden biri olan Hayat kısa kuşlar uçuyor ne demek, ne anlatıyor tüm detayları ile - 0404 Son Güncellenme - 0404 Güncelleme - 0404Cemal Süreya'nın en çok beğenilen ve paylaşılan şiirleri ise şu şekilde sıralanabilir 1- Onlar İçin Minibüs Şarkısı 2- Burkulmuş Altın Hali Güneşin 3- Bir Kentin Dışarıdan Görünüşü Hayat Kısa Kuşlar Uçuyor Ne Demek, Ne Anlatıyor? Hayat kısa kuşlar uçuyor sözü, dillere pelesenk olmuş dizelerden biridir. Bu dizede yer alan ''kuşlar'' kelimesi zamanı simgeler. Şair, hayatın ne kadar hızla geçip gittiğini ve sona erdiğini kuş imgesiyle anlatmıştır. Bu dizenin bu kadar sevilmesinin en büyük nedeni ise çok sade ve akılda kalıcı olmasıdır. Hayat Kısa Kuşlar Uçuyor Sözü Kime Ait? Hayat kısa kuşlar uçuyor sözü, Türkiye'nin en çok okunan şairlerinden biri olan Cemal Süreya'ya aittir. Cemal Süreya, şiir dışında mektup, hatıra ve deneme türünde eserler de kaleme almıştır. Hüznün Kuşları Ben bütün hüzünleri denemişim kendimde Canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını Bir bir denemişim bütün kelimeleri Yeni sözler buldum seni görmeyeli Kuliste yarasını saran soytarı gibi Seni görmeyeli Kasketim eğip üstüne acılarımın Sen yüzüne sürgün olduğum kadın Kardeşim olan gözlerini unutmadım Çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat Sen tutar kendini incecik sevdirirdin Bir umuttum bir misillemeydin yalnızlığa Şanssızım diyemem kendi payıma Hain bir aşk bu kökü dışarda Olur böyle şeyler ara sıra Olur ara sıra Cemal Süreya “Hüznün Kuşları” şiiri, Mahzar Alanson’un ilk solo albümünde yer alır. Cemal Süreya’nın kitaplarında yer almamaktadır. Cemal Süreya’nın tüm şiirlerini içeren kitabını satın almak için TIKLAYINIZ. İkinci Yeni’nin önemli şairlerinden Cemal Süreya’nın 1931 – 9 Ocak 1990 Aşk, Biliyorum Sana Giden, Ama Senin gibi en sevilen şiirlerinden seçtiğimiz sözleri okuyabilirsiniz. Turgut Uyar, Edip Cansever, Ece Ayhan gibi İkinci Yeni Akımı’nın diğer önemli şairlerinin şiirlerine yer verdiğimiz diğer yazılarımızı aşağıya ekledik, onları da okumanızı öneririz. Turgut Uyar’ın 19 Unutulmaz Şiirinden Özel Alıntılar Şiirleriyle İçimize İşleyen Şair Turgut Uyar 15 Unutulmaz Edip Cansever Şiirinden Seçilmiş Alıntılar Edip Cansever’in 13 Şiirinden Çarpıcı Dizeler İlhan Berk Şiirlerinden Aşkı Anlatan 15 Alıntı Ece Ayhan’ın 10 Şiiri 12 Şairin 12 Şiirine İlham Olmuş Özel Kadınlar 1. Özür Dün için özür dilerim Şimdi işten çıktın Beşiktaş’tasın Kim istemez ki mutlu olmayı Ama mutsuzluğa da var mısın 2. Aşk Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı 3. İki Kalp İki kalp arasında en kısa yol Birbirine uzanmış ve zaman zaman Ancak parmak uçlarıyla değebilen iki kol Merdivenlerin oraya koşuyorum, Beklemek gövde gösterisi zamanın; Çok erken gelmişim seni bulamıyorum, Bir şeyin provası yapılıyor sanki. Kuşlar toplanmış göçüyorlar Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. 4. Ama Senin Daha nen olayım isterdin Onursuzunum senin 5. Gül Gülün tam ortasında ağlıyorum Her akşam sokak ortasında öldükçe Önümü arkamı bilmiyorum Azaldığını duyup duyup karanlıkta 6. 8 10 Vapuru Sesinde ne var biliyor musun Söyleyemediğim sözcükler var Küçücük şeyler belki, ama Günün bu saatinde anıt gibi dururlar 7. Biliyorum Sana Giden Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi Uyandım uyandım, hep seni düşündüm Yalnız seni, yalnız senin gözlerini Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım Ben artık adam olmam bu derde düşeli 8. Bu Bizimki Yıkıcı bir aşk bu Yıkıyor milletin ortasına Tutku yükünü 9. Dikkat Okul Var Şanssız mıydık? Haksızlık olur şimdi Düşünsene nasıl geçmiştik hızla Birleşen iki güvercinin arasından Hiç dokunmaksızın onlara 10. Sevgilim Bir Günün Herşey biliyor, her şey Sen biliyor musun bakalım Seni nice sevdiğimi? Üstüne titrediğimi Geldiğimi? Gittiğimi? 11. İşte Tam Bu saatlerde İşte tam bu saatlerde bir yara gibidir su Yeni deşilmiş uçlarına sokakların, küçük uçlarında. Senin o güneş sarnıcı gözlerin Ölüm yası içindeki bir evde Olmaması gereken birşey gibi, kırılan bir ayna gibi. Bu saatlerde. 12. Lavanta Birşeyiniz olayım sizin Hani nasıl istersiniz Oğlunuz, kiracınız, sevgiliniz Dünyanın bir ucuna Birlikte gider miyiz? 13. Park Öyle sevdim ki seni Öylesine sensin ki! Kuşlar gibi cıvıldar Tattırdığın acılar 14. Var Şu senin tutkulu sesin var ya Ortak güzellik artı yara izi. Tutar ellerinden kaldırırsın Adı kötüye çıkmış tüm sözcükleri. Yeni törenler gerek bize Yeni törenler-kimi zaman en eski. 15. Esmer Hüzün Ey esmer hüznü hicrandan Bekleyen sevgili Kendini bana, beni yollara Sürgün etmeden bil ki, Mavi düşlere sardığın o acar delikanlın Seni ve aşkını zehir bir yürekle kuşandı Ama gün olur umutlarda yenilirse Kalleş bir kurşuna birlik olup Büyüttüğümüz ışıkları söner sanma ve unutma Gülüşü yaralım o uslanmaz inadın biri sen diğeri ben olduktan sonra Serüvencin nasıl olsa nerede olsa nerede olsa bulur Facebook Yorumları

cemal süreya kuşlar uçuyor şiiri sözleri