Öncepheden ve son altı ay içinde çekilmiş bir adet biyometrik fotoğraf, T.C. Kimlik Numarasını gösteren belge istenir. Ayrıca sistem üzerinden alınan kayıt raporunu imzalamaları gerekmektedir. (18 yaşından küçük öğrencilerin kayıt raporu velileri tarafından imzalanacaktır). b) e-Okulda Kaydı Olmayan Öğrencilerden;
AnExample of a Classical Intellectual Discussion Method: A Critical Approach of Abu Bakr Ibn al-Arabi to Ghazali / Klasik Dönem Entelektüel Bir Tartışma Metodu Örneği: Ebû Bekir İbnü’l-Arabî’nin Gazzâlî’ye Eleştirel Yaklaşımı
Öncelikleneden bu sorunu kavrayamadığımız, neden hal çaresi bulamadığımız anlatmak isterim. Eğitim meselemiz aslında oryantalizmin bize armağanı. Doğuyu geri bırakmak isteyen bu sistematik çalışma önce doğuda saat gibi işleyen eğitim sistemini çökertti. Doğu eğitim sistemi dine dayalı ve uygulamaya yönelikti.
yRjTyh. Sözleşmeli olarak çalışan binlerce öğretmen huzursuz... Çünkü kulaktan kulağa bir söylenti yayılıyor... Abone ol Eğitim sistemini çökerten sözleşmeli öğretmen uygulaması büyük sıkıntılara yolaçıyor. "Öğretmen yerine konmayan" onbinlerce çalışan isyan noktasında... Eylül 2006'da Milli Eğitim Bakanı "yeni bir genelge çıkaracağız" demişti. Hala ses yok... Ocak ayında ise "sözleşmelilerin de vatani görevlerini asker öğretmen olarak yapmaları için Milli Savunma Bakanlığına yazı yolladık" denildi. Ancak ondan da ses çıkmadı. 30 Mart'ta bir çok sözleşmeli öğretmenin askerlik tecilleri sona eriyor... Kulaktan kulağa yayılan bir söylenti ise öğretmenleri huzursuz ediyor. Söylentiye göre bir çok yere askerlik şubelerinden yazı gitti. Yazı da şöyle deniliyor "Adı geçen sözleşmeli öğretmenin sözleşmesini 3 Mart'ta feshedin." Bu yazının nedeni öğretmenlerin celp döneminde rapor olmaları... Bu raporlarla dönem ortasında öğrencisini bırakmak istemeyen öğretmenler, 4 ay daha askerliklerini erteleyebiliyor. 30 Mart yaklaşırken, binlerce öğretmen MEB'den askerlikle ilgili bir açıklama bekliyor. Kimi öğretmenler de isyanlarını şiirlere döküyor... Sözleşmelinin şiiri Okulda adam yerine konmaz Ne de olsa öğretmen sayılmaz Ne yapsalar sesimiz çıkmaz Kısmi zamanlısın dediler. Yazın maaş var demişler Meğer dalga geçmişler Son anda vazgeçmişler Söz namus mu dediler Bizimkiler bir kız bulmuşlar Araştırıp soruşturmuşlar Benim için hayal kurmuşlar Everme zamanı gelmiş dediler. Anam gil görücüye gittiler Kızı almak için dil döktüler Sözleşmemi bahane ettiler Kızı vermeyiz dediler Sözleşmeliyim ahım çoktur Başbakanımın haberi yoktur Gidem derdimi diyem dedim Sus seni de azarlar dediler.
Kimler Öğretmen Olabilir, Aylık Karşılığı Okutulacak Dersler Nelerdir? Eğitim Kurumlarına Öğretmen Olarak Atanacakların Atamalarına Esas Olan Alanlar ile Mezun Oldukları Yükseköğretim Programları ve Aylık Karşılığı Okutacakları Derslere İlişkin Esaslara göre; Kimler Öğretmen Olabilir, Aylık Karşılığı Okutulacak Dersler Nelerdir. Ayrıntılar için tıklayınız. Bu haberimizde; 80 Sayılı Eğitim Kurumlarına Öğretmen Olarak Atanacakların Atamalarına Esas Olan Alanlar ile Mezun Oldukları Yükseköğretim Programları ve Aylık Karşılığı Okutacakları Derslere İlişkin Esaslara göre; 1-Kimler Sınıf Öğretmenliğine atanabilir2-Kimler İlköğretim alan öğretmenliklerine atanabilir? 3-Kimler Ortaöğretim alan öğretmenliklerine atanabilir? 4-Kimler Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmeni alan öğretmenliklerine atanabilir? Konularını ele aldık; Atamalarda Öğrenim Durumu nedir? Öğretmenler, ek çizelgede belirtilen alanlar itibarıyla bu alanların karşısında gösterilen yükseköğretim programlarından en az lisans mezunu olanlar arasından seçilir. Atamalarda Dikkate Alınacak Hususlar nelerdir? Öğretmen olarak atanacakların gerekli ve yeterli düzeyde genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon almaları esastır. Bu eğitim süreçlerinden birini tamamlamamış ya da yeterli kredi almamış olanların öğretmen olarak ataması Sınıf Öğretmenliğine atanabilir? Sınıf öğretmenliğine; yükseköğretim kurumlarının sınıf öğretmenliği ile Üstün Zekâlılar Öğretmenliği programlarından mezun olanlar atanabilmektedir. Kimler İlköğretim alan öğretmenliklerine atanabilir? İlköğretim alan öğretmenliklerine; yükseköğretim kurumlarının ilköğretim alan öğretmenliği programlarından mezun olanlar atanabilmektedir. İlköğretim Türkçe, Sosyal Bilgiler, Matematik, Fen ve Teknoloji alan öğretmenlikleri programından mezun olanlarla ihtiyacın karşılanamaması durumunda ise;1-Türkçe alanına; Türk Dili ve Edebiyatı alan öğretmenlikleri programından mezun olanlar atanabilmektedir. 2-Sosyal Bilgiler alanına; Tarih ve Coğrafya alan öğretmenlikleri programından mezun olanlar atanabilmektedir. 3-İlköğretim Matematik alanına; Matematik alan öğretmenlikleri programından mezun olanlar atanabilmektedir. 4-Fen ve Teknoloji alanına; Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenlikleri programından mezun olanlar atanabilmektedir. Kimler Ortaöğretim alan öğretmenliklerine atanabilir? Ortaöğretim alan öğretmenliklerine; eğitim fakültesi alan öğretmenliği mezunları ile Karar eki Çizelgede yer verilen diğer yükseköğretim programlarından mezun olup Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon Programını bitirenler ilgili mevzuatı uyarınca öğretmenlik için öngörülen merkezî sınavlardan aldıkları puan esas alınarak, Bakanlıkça alanlara göre belirlenecek taban puanın üstünde puan alanlar arasından puan üstünlüğüne göre atanırlar. Kimler Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmeni alan öğretmenliklerine atanabilir? Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmeni ihtiyacı Karar eki çizelgedeki yükseköğretim programları mezunlarından, taban puanı aranmadan başvuruda bulunanların tamamının puan üstünlüğü esasına göre atanmasıyla karşılanır. İhtiyacın karşılanamaması durumunda, MEB ile ilgili Üniversite arasında 31/10/2008 tarihinde imzalanan ?Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmenliği Sertifika Programı İş Birliği Protokolü? kapsamında 1500 kişi kontenjanlı 540 saat süreli sertifika programını başarı ile tamamlayan aşağıdaki üniversite bölümlerinin mezunlarının puan üstünlüğü esas alınarak Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmenliğine ataması yapılır. 1-Görme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği bölümü 2-İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği bölümü 3-Sınıf Öğretmenliği bölümü 4-Okul Öncesi Öğretmenliği bölümü 5-Ana Okulu Öğretmenliği bölümü 6-Çocuk Gelişimi ve Okul Öncesi Eğitimi Öğretmenliği bölümü 7-Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmenliği bölümleri bölümü 8-Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon Programını başarı ile tamamlayan Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü 9-Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü/Anabilim Dalı Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon Eğitimi Olmayanların Atamaları nasıldır? Öğretmen olarak atanacakların gerekli ve yeterli düzeyde genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon almaları esastır. Bu eğitim süreçlerinden birini tamamlamamış ya da yeterli kredi almamış olanlar nitelikleri taşıyan potansiyel adaylarla ihtiyacın karşılanamadığı atama dönemleriyle sınırlı olmak ve belirtilen nitelikleri taşıyan adayların atanmalarından sonra gelmek koşuluyla; ek Çizelgede yer verilen yükseköğretim programlarından mezun olanlardan Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon programını tamamlamamış olanlar, Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda 75 ve daha yukarı puan aldıkları takdirde, pedagojik formasyon eğitimleri daha sonra yaptırılmak üzere alan öğretmenliklerine atanabilirler. Hâlen Devlet memuru olup mezuniyeti itibarıyla eğitim kurumlarına atanabilecek durumlarda olanlardan Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon programını tamamlamamış olanların durumu da bu kapsamda değerlendirilir. Bu şekilde öğretmenliğe atananların pedagojik formasyon eğitimleri adaylık dönemi içinde gerçekleştirilir. Birden fazla alanda öğretmenliğe başvuru hakkı bulunanların, bu alanlardan birine ait pedagojik formasyon belgesi diğer alanlar için de geçerlidir. Ortak Alanlar hangileridir? Aşağıdaki alanlar ilköğretim ve ortaöğretimde ortak alanlardır. 1-Yabancı Dil 2-Rehber Öğretmenlik 3-Bilişim Teknolojileri 4-Görsel Sanatlar/Resim, Müzik, Beden Eğitimi 5-Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Alanları Dışında Atananlarla ilgili nasıl işlem yapılır? Mezun oldukları yükseköğretim programı itibarıyla alanları; Fizik, Kimya, Biyoloji, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, İmam-Hatip Lisesi Meslek Dersleri olup ilköğretim kurumlarının Fen Bilgisi, Türkçe, Sosyal Bilgiler ve Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmenliklerine atanmış olanlar, istekleri hâlinde mezun oldukları yükseköğretim programı itibarıyla bu Esaslar eki Çizelge doğrultusunda alanlarına atanabilirler. Mezun oldukları yükseköğretim programı veya aylık karşılığı okutabilecekleri dersler itibarıyla birden fazla alan öğretmenliğine atanabilecek durumda olanlar, ihtiyaç duyulduğunda bu alan öğretmenliklerinden her hangi birisinde görevlendirilebilirler. Bunların yer değiştirme suretiyle atamalarında, öğretmenliğe atanmalarına esas olan alan/kurum öğretmenliği esas alınır. Mezuniyetleri itibarıyla atanabilecekleri alanı dışında başka bir alana atamaları yapılmış olanların atandıkları alandaki öğretmen ihtiyacının karşılanmış olması ve öğrenimleri itibarıyla atanabilecekleri alanlarda ihtiyaç bulunması durumunda istekleri de dikkate alınarak ilgili mevzuatına göre alanlarına atanabilirler. Daha önceki Talim ve Terbiye Kurulu kararları kapsamında öğretmenliğe atanan, ancak bu Esaslar eki Çizelgede mezun oldukları yükseköğretim programlarına ve alanlarına yer verilmeyen öğretmenlerin yer değiştirme suretiyle atamaları, aynı türdeki eğitim kurumlarına yapılır. Aylık Karşılığı Okutulacak Dersler Nelerdir? Öğretmenler, atandıkları alan ile varsa yan alanının "Öğretmenlerin Aylık Karşılığı Okutacakları Dersler" sütununda yer alan dersleri, öncelikle atandıkları kurumun alan, ortak, zorunlu ve seçmeli derslerini, eğitim kurumlarının tür ve dereceleri bakımından herhangi bir ayırım yapılmaksızın okuturlar. Hizmet İçi Eğitim Yoluyla Yetiştirilecek Öğretmenler kimlerdir? Öğretmen ihtiyacı, ek çizelgede yer alan yükseköğretim programlarından mezun olanlarla karşılanamayan alanlara ait dersler ile yeni konulan ders veya meslek alanlarına ait derslerin hangi öğretmenlerce okutulacağı veya bu dersleri okutmak üzere hangi alan öğretmenlerinin hizmet içi eğitim yoluyla yetiştirileceği, İşletmelerle işbirliği içinde iç ve dış kaynaklı proje/protokoller kapsamında yeni açılan veya bilimsel ve teknolojik gelişmeler çerçevesinde yeni oluşturulan alan/dallarda öğretmenliğe kaynaklık eden yükseköğretim programının bulunmaması ya da yükseköğretim programı bulunduğu halde öğretmen ihtiyacının karşılanamaması durumunda hangi alan öğretmenlerinin yurt içi ve yurt dışı hizmet içi eğitim yoluyla yetiştirileceği ilgili birimin teklifi üzerine Kurulca belirlenir. Dersi Kaldırılan veya İstihdam Alanı Daralan Öğretmenlerin durumu nasıldır? Dersi ya da alanı kaldırılan öğretmenler, ek çizelgede mezuniyeti itibarıyla atanabileceği alana ya da öğretmenlerin aylık karşılığı okutacakları dersler bölümünde belirtilen derslerin öğretmenliğine isteklerine bakılmaksızın alan değişikliği yoluyla atanırlar. İstihdam alanı daralan öğretmenler, ek çizelgede mezuniyeti itibarıyla atanabileceği alana ya da öğretmenlerin aylık karşılığı okutacakları dersler bölümünde belirtilen derslerin öğretmenliğine istekleri de dikkate alınarak alan değişikliği yoluyla atanırlar. Bunlardan mezuniyeti birden fazla alana kaynak teşkil edenlerin alan değişiklikleri görevli oldukları yerlerde mezuniyetlerine göre atanabilecekleri alanlardaki öğretmen ihtiyacı ve tercihleri de dikkate alınarak, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon Programına Alınacaklar kimlerdir? Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu YÖK iş birliği ile düzenlenen alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans ya da pedagojik formasyon programlarına, ek çizelgede yer verilen yükseköğretim programlarının hangilerinden mezun olanların alınacağı, öğretmen ihtiyacı çerçevesinde Personel Genel Müdürlüğü ile Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğünün teklifi doğrultusunda Kurulca belirlenir. Adları değişen yükseköğretim kurumlarının lisans düzeyindeki öğretmenlik programlarından mezun olanların durumu nasıldır? Esaslar eki çizelgede yer verilmeyen, ancak daha önceki kararlarda yer alan ve adları değişen yükseköğretim kurumlarının lisans düzeyindeki öğretmenlik programlarından mezun olanlar, bu Esaslar eki çizelgede yer alan denk oldukları yükseköğretim programı mezunları gibi değerlendirilirler. Bakanlığa devredilen okullardaki öğretmenlerin durumu nedir? 5450 sayılı Kanunla Bakanlığa devredilen meteoroloji meslek lisesi, tapu ve kadastro meslek lisesi, adalet meslek liseleri, sağlık meslek liseleri ve tarım meslek liselerindeki alan/dallarda, öğretmen kaynağı olmaması nedeniyle hizmet içi eğitim yoluyla yetiştirilen öğretmenlerce okutulan dersler, bu alanlara yönelik yükseköğretim programlarından mezun olanlar atanana kadar hizmet içi eğitim yoluyla yetiştirilen öğretmenlerce okutulmaya devam edilir. Diğer hükümler nelerdir? Ek çizelgede herhangi bir alan öğretmenliğine kaynak gösterilmeyen ancak Kurulun daha önceki kararlarında öğretmenliğe kaynak gösterilen Eğitim Bilimleri Fakültesi ile fakültelerin Eğitim Programları ve Öğretimi, Eğitim Yöneticiliği ve Deneticiliği, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme, Eğitim Yönetimi Teftişi ve Plânlaması, Halk Eğitimi ile Eğitimde Psikolojik Hizmetler bölüm/anabilim dallarından lisans düzeyinde mezun olanlar, Öğretmenlik Meslek Bilgisi Dersleri Alanı Öğretmenliğine Bakanlıkça belirlenecek ölçütler doğrultusunda başvuruda bulunabilirler. Bu Kararla öğretmenliğe kaynak teşkil eden yükseköğretim programları arasından çıkarılan programlardan mezun olanlar ile bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihte ilgili fakültelerde öğrenim görmekte olanların mezuniyetleri halinde daha önce atanabilecekleri alanlara atamalarına devam edilir. 14/07/2005 tarihli ve 192 sayılı Kurul kararı ile 2006?2007 Öğretim yılından itibaren uygulamadan kaldırılan ?İş Eğitimi İş ve Teknik Eğitimi, Ev Ekonomisi, Ticaret? alan öğretmenliğine, Karar eki çizelgede kaynak gösterilen yükseköğretim programlarından mezun olanlar ile 2006?2007 Öğretim yılında ilgili fakültelerde bu dersin öğretmenliği için öğrenim görmekte olanların, ?Teknoloji ve Tasarım? alanı öğretmenliğine atanmalarına herhangi bir öncelik tanınmadan devam edilir. İş Eğitimi İş ve Teknik Eğitimi, Ev Ekonomisi, Ticaret öğretmeni olarak görev yapmakta iken bu dersin 14/07/2005 tarihli ve 192 sayılı Kurul kararı ile kaldırılması sonucu; 12/05/2006 tarihli ve 133 sayılı Kurul kararının Geçici 10 uncu maddesine göre Teknoloji ve Tasarım Öğretmenliğine alan değişikliği yapılan öğretmenlerden, mezun oldukları yükseköğretim programı bu Kararda belirtilen alanlara kaynak teşkil edenler, istemeleri hâlinde bu alanlara geçirilirler. Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Öğretmen Olarak Atanacakların Atamalarına Esas Olan Alanlar ile Mezun Oldukları Yükseköğretim Programları ve Aylık Karşılığı Okutacakları Derslere İlişkin Esaslar için tıklayınız. Esaslar a İlişkin Çizelgeler için tıklayınız Ahmet Kandemir Öğretmenler Bölüm Sorumlusu Instagram'dan takip etmek için tıklayınız
19 Eylül 2017 1326 Nerq91 Ücretli öğretmenliği bırakma Merhaba, ani gelişen sağlık sorunum yüzüden dün başladığım ücretli öğretmenlik görevimi bırakmak istiyorum. Zor durumda kalmasaydım, bırakmazdım ama bırakmak zorundayım. Bası forumlarda; "hiç birşey yapmana gerek yok, ben ceketimi alıp çıktım kimse bir şey demedi, ücretli öğretmenler sözleşme yapmadığı için rahatlıkla çıkabilirler, ben okula dilekçe verdim veya ben ilçe müdürlüğüne dilekçe verdim" gibi yorum okudum. Bu biraz sorumsuzca olur diye düşündüm. Ama tam olarak ne yapmam gerektiğini anlayamadım. Bana yardımcı olabilir misiniz? Şimdiden teşekkürler..
Kentte bulunan bir restoranda Eğitim-Bir-Sen Kayseri 1 No'lu Şube tarafından Aday Öğretmenler Tanışma Toplantısı düzenlendi. Düzenlenen toplantının açılış konuşmasını yapan 1 No'lu Şube Başkanı Aydın Kalkan, aday öğretmenleri tebrik ederek çalışma hayatlarında başarılar diledi. Kalkani, “Yoğun çalışmaların ardından aramıza katılmanızdan dolayı büyük memnuniyet duyuyorum. Kuşkusuz hayata atılmanın hak edilmiş memnuniyeti sizde daha bir anlamlıdır. Taze heyecanınız, diri bilinciniz ve yeni bilgilerle başladığınız bu onurlu meslek, daha rahat kazanacağınız hayatınızla birlikte asıl ülke ve millet varlığımıza yapacağı katkıyla değerlidir” dedi. Toplantıya katılan Eğitim-bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mithat Sevin, zorluklarla mücadele ederek göreve atanan öğretmenleri tebrik etti. Sevin, sözlerini şöyle sürdürdü “Aşık Veysel’in diliyle uzun ince bir yolu kat ederek, zorlu engelleri aşarak bu yola geldiniz. Bu yolculuğun her aşamasında çok büyük sıkıntılar yaşadınız, zihni ve fikri mücadeleler verdiniz. Kotalarla, kontenjanlarla mücadele ettiniz, KPSS gibi hepimizin gözünde devasa bir yük olan bu sınava girerek öğretmen olma hakkını elde ettiniz. Tercihlerde bulundunuz ve sonunda nihayet öğretmen olarak atanarak aramızdasınız. Mutlaka bu süreç içerisinde yaşadığınız bu sıkıntıların dışında mezun olduğunuz ama atanamadığınız için değişik kurumlarda çalışma, ücretli öğretmenlik yapma veya son günün moda değimiyle pazarcılık yapma durumuyla karşı karşıya geldiniz. Bu zorlukların tamamı sizler için sona erdi. Temennimiz sizler gibi atama bekleyen binlerce gencimizin öğretmen olarak atanabilmesi ve öğretmen ihtiyacımızın tamamen ortadan kaldırılması. Şimdi gençliğin enerjisi, idaresi ve sevgisini harmanlayarak gündüzün güneşi, gecenin de yıldızı olup bu cennet yurdu aydınlatacaksınız. Ülkenin her satırı ilim ve irfanla, sevgi ve sabırla, azim ve fedakarlıkla renk renk, nakış nakış dokuyacaksınız. Bilmelisiniz ki sizler körpe zihinlerde meşale olacaksınız. Sizleri dört gözle bekleyen tertemiz gönüllere ilk sevgi ve bilgi tohumu ekecek, onların bakışlarında umut olacak, cesaret verecek, arkadaşlık ufkunu sizler vereceksiniz. Atandığınız kurumlarda sizden önce göreve başlayanlarla çok iyi diyalog kurarak onların tecrübelerinden mutlaka yararlanacaksınız. Yaptığımız işi her zaman en iyi olarak yapmalıyız. Bunu sadece öğretmenler değil, tüm kurumların da bu şekilde olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. Sendika olarak amaçlarının büyük Türkiye misyonunun oluşmasına öncülük etmek olduğunu vurgulayan Sevim; “Eğitim Bir-Sen’in misyonu yeniden büyük Türkiye inşasına öncülük etmek, mazlum Müslümanları zulümden kurtarmaya yönelik güçlü adımlar atılmasına teşkil edecek güçlü ve müreffeh bir toplum yapısı oluşturmaktır. Bugün Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda kan akmaya devam ediyor. Çocukların çığlıkları ve annelerin gözyaşları tüm kainata yayılıyor. Doğu ve Güneydoğu’da, Irak’da, Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Afrika’da, Arakan’da zalimlerin zulmü sonucunda ümmetin birliğini savunan müminler öldürülüyor, kadınlar kocasız, analar evlatsız, çocuklar öksüz ve yetim bırakılıyor. Eğitim Bir-Sen olarak nerede mazlum ve mağdur varsa oraya koşuyor, insanlığa çağrıda bulunuyoruz.” Sendika olarak çalışmalarından bazılarını dile getiren Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mithat Sevin, “Şunu Kayseri’den ifade etmek istiyorum. Toplu sözleşmede kazanmış olduğumuz kazanımlarımızın değersizleştirilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Özellikle müdür yardımcılarına nöbet ücreti verilmemekte, ilkokul ve ortaokullarda biliyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımız, çabalarımız, görüşmelerimiz devam ediyor. Yine sınava girdiği halde Ocak ayındaki sınav ücretini alamayan arkadaşlarımız var. Yönetmelik değişikliği bu kadar zor olmamalı. Çok yakın bir zamanda bu sıkıntılarla ilgili somut bir gelişme olacağına inanıyoruz” diye konuştu. “ÖĞRENCİLERLE FİZİKSEL TEMASA GİRMEYİN” Aday öğretmenlere nasihatlerde bulunan Mithat Sevin; ne olursa olsun öğrencilerle fiziksel temasta bulunmamalarını söyledi. Sevin, “Aramızda genç öğretmenlerimiz, aday öğretmenlerimiz var. Özellikle aday öğretmenlerimize birkaç hususta paylaşımda bulunmak istiyorum. Şuanda malum bütün medya tüm Türkiye’deki okullarımızda meydana gelen çok hoş olmayan konuları manşetten veriyor. Özellikle taciz konusu. Asla ve asla severken, sayarken, överken fiziksel temasta bulunmayın. Burada sizin niyetinizin ne olduğu önemli değil. Eğer çocuk kendisine yapılacak en ufak şefkat, merhamet gösterisini taciz olarak algıladığı takdirde hakimlerimiz çocukların algısı yönünde karar veriyor. Bu konuda genç kardeşlerimizi uyarmak istedim” şeklinde konuştu. “28 ŞUBAT’TA ÜNİVERSİTEDEN UZAKLAŞTIRILAN KARDEŞLERİMİZ KPSS İLE MUHATAP OLMADAN GÖREVİNE ATANACAK” 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle üniversiteden atılan öğrencilerin KPSS’ye girmeden göreve atanması konusunda da çalışmalarının olduğunu vurgulayan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mithat Sevin, “28 Şubat sürecinde başörtüsünden dolayı görevden atılan, istifa etmek durumunda kalan kardeşlerimizin tamamını şuanda görevde. Ama o dönemde mezun olamadığı için göreve atanamayan, başörtüsünden dolayı üniversiteyi bırakmak zorunda kalan kardeşlerimiz de oldu. Şuanda yasa değişikliği çalışması var. 28 Şubat sürecinde başörtüsünden dolayı üniversiteden uzaklaştırılan, atılan kardeşlerimiz aynı o dönemde mezun olmuş gibi KPSS sınavına muhatap olmadan öğretmen olarak atanabilmeleri yönünde mecliste bir çalışmamız var. İnşallah bunu da çok yakında sonuçlandırır, o arkadaşlarımızın da görevlerine dönmelerini sağlamış olacağız" ifadelerinde bulundu. Programda Vali Yardımcısı Gökhan Azcan da aday öğretmenleri tebrik ederek, görevlerinde başarılar diledi.
Üniversitelerdeki öğretim üyeleri, mesai saatleri dışında, yüksek öğretim kurumlarından başka yerlerde, mesleki faaliyetlerde bulunabilecek ve meslek veya sanatlarını serbest olarak icra DA NEREDEN ÇIKTI?Yazımızı buraya kadar okuyanlar, haklı olarak soracaklar;“Bir yanlışlık olmasın. Tam Gün Yasası ile part-time denilen yarı zamanlı çalışma bile kaldırıldı. Öğretim üyelerine ya üniversite ya da serbest çalışma’ denilerek, tercihte bulunmaları istenilmiş ve 30 Ocak 2011 tarihine kadar süre verilmişti. O tarih itibariyle de bu olay kapanmıştı. Şimdi ne oldu da böyle bir durum ortaya çıktı?”Hemen Ağustos 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname” ile üniversite öğretim üyelerine, böyle bir avantaj sağlandı. Bununla ilgili olarak,2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesine bir fıkra eklenerek, “özel bir düzenleme” yapıldı. Bu özel düzenleme, memurlarla ilgili mesleki faaliyette ve serbest meslek icrasında bulunmamak, ofis, büro, muayenehane açmamak gibi genel hükümlerin istisnasını üniversite hastanelerindeki öğretim üyeleri yönünden açıkladığımız bu avantaj, diğer öğretim üyeleri açısından da aşağıda belirtildiği gibi KOŞULLARI1. Olay üniversitelerdeki tüm öğretim elemanlarını kapsamıyor. Yalnızca kadrolu öğretim üyelerini yani profesör, doçent ve yardımcı doçent ünvanını taşıyanları Bu avantajdan yani üniversitenin yanı sıra mesai saatleri dışında dışarıda çalışma avantajından yararlanmak isteyen öğretim üyelerinin;a Yükseköğretim kurumlarında, yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetlerinde bulunmaları, b Döner sermaye faaliyetleri kapsamında gelir elde edilen hizmetlerde çalışmamaları,c Ek ders ücreti koşullara uyanlar, mesai saatleri dışında yüksek öğretim kurumlarından başka yerlerde, mesleki faaliyetlerde bulunabilecek ve meslek veya sanatlarını, serbest olarak icra düzenlemeden önce, öğretim üyeleri telif kazançları hariç, ücretsiz dahi olsa başka işle İŞLERYeni düzenleme sonucu, yukarıdaki koşullara uymak kaydıyla, 26 Ağustos 2011 tarihinden itibaren öğretim üyeleri, örneğin; mali, hukuki, finans, yönetim ve akla gelebilecek tüm konularda danışmanlık yapabilecekler, özel eğitim kurumlarında ders verebilecekler, mimari ya da başka projeleri belirtelim, burada “ince bir nokta” var o da şu; çalışmaların mesai saati dışında yapılması gerekiyor. Buna göre örneğin; öğretim üyesi olan bir hukukçu, mesai saatleri içinde olduğu için duruşmaya katılamayacak ama hukuki konularda görüş verebilecek, danışmanlık yazdığımız gibi öğretim üyesi bir tıp doktoru, muayenehanede ya da hastanede çalışabilecek ancak bunu mesai saati içinde yapamayacak..
dönem ortasında ücretli öğretmenliği bırakmak