POLİTİKA 20.07.2021, 22:13. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKKTC’nin başkenti Lefkoşa’da KKTC’li gençlerle bir araya geldi. Erdoğan, “Verilen bu mücadele neticesinde de hamdolsun Kıbrıs bu zalim Yunanlıların elinden kurtarılmış oldu. Bu mücadele ile birlikte adeta dünyada bize karşı bir haçlı zihniyetini
Buralarda teröristlerin kökünü kazıyana kadar devam edeceğiz. Türkiye yeni kalkınma hamlesi başlatırken kurnazlığına sergileme kolaycılığına kaçmayın. Egemenlik haklarına yönelik tacizlere karşı tarihi haysiyet mücadelesi yürütürken mandacı zihniyeti hortlatacak atraksiyonlara yönelmeyin. Bu konuların Tayyip
Bülent Serttaş, 'Ağlama anam' adlı şarkısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı üç kez ağlattığını söyledi. Türkücü Bülent Serttaş, kendisine dair merak edilenlerle ilgili olarak Akşam gazetesinden Yasemin İlan'a konuştu . 40 yıl önce İstanbul'a geldiğinde bakıp iç geçirdiği, kiracı olmayı hayal ettiği
RecepTayyip Erdoğan
FatihBulut - Zalim Geceler Sözleri. Uykular Haram Oldu Recep Tayyip Erdoğan Versiyon (fatih Bulut Geceler) #remixadam 0:20. Fatih Bulut Geceler Geceler Zalım
ZLnEU. İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları Siz sahada ne kadar çalışırsanız çalışın seçimin kazanıldığı yer sandıktır. Zaman zaman anlattığım benim meşhur Arslanköy örneği vardır. CHP 1946 seçimlerini; tabi burada genç kardeşlerim bunu bilmezler. Ama CHP'yi tanımak için anlamak için Arslanköyü de iyi tanımak, kadınlarını iyi tanımak anlamak gerekir. CHP 1946 seçimlerini açık oy / gizli tasnif usulüyle kazandıktan sonra yetinmemiş bu defa gözünü 1947'deki muhtarlık seçimlerine gitmiştir. Mersin'e bağlı Arslanköy ahalisi, CHP'nin dayattığı zalim muhtarı değil kendilerinin desteklediği Demokrat Partili adayı seçmek için dört gözle sandığı beklemektedir. Seçim sandığı gelir ama halk evine konan sandıkta demokrat partili adaya oy vereceği bilinenler yaklaştırılmaz. Sandıkköy odasına götürülür. Ahali oyunu verir, akşam sandık kapanır. Sandığın başındaki görevli CHP adayının kazanamayacağını görünce 'hastalandım' diyerek oy sayımını ertesi güne bırakmak ve sandığı karakola götürmek ister. Bunun üzerine Arslanköy'ün kadınları sandığın başka yere götürülmesine izin vermez. Müsaade etmeyen bu kahraman kadınlar, Torosların o soğuğunda sabaha kadar jandarmayla birlikte sandığı beklerler. Ertesi günkü sayımda Demokrat Partili muhtar adayı 10 kat farkla kazanır. İl valisi seçimin yenilenmesine karar verir. Arslanköylüler demir kapıların ardına atılır. Bu olay isyan havasına büründürülüp sanıklar hakkında; dikkat edin idam cezası istenir. CHP bu. Yargılananlar arasında bulunan Elif isminde kahraman yürekli kadın hakime "Rey demek ırz demektir. Soruyorum reyimizi mi teslim edek, oyumuzu mu teslim edek" diye sorarak parmağıyla boynunu göstererek "idama kadar yolu var" diyerek adeta meydan okumuştur. Arslanköylüler bir yıldan fazla süren yargılamanın ardından ya beraat ederler, ya da tahliye edilirler. Tarihimize 47 hadisesi olarak geçen bu olay, milletimizin sandığa ve oradan çıkan iradesine olan bağlılığını göstermesi bakımından çok önemlidir. Şimdi milletime sesleniyorum, gençliğe sesleniyorum. İşte CHP'yi tanımak istiyorsanız, CHP budur. CHP hiçbir zaman sandıktan çıkan iradeye saygı duymamıştır. CHP hiçbir zaman milli iradeye saygı duymamıştır. CHP hep az önce de ifade ettiğim gibi açık oy / gizli tasnif ile seçim yapma yoluna gitmiştir. Şimdi tabi bunları yapamıyorlar o ayrı mesele. Ama fırsatını bulsalar, nasıl ki bölücü terör örgütünün arkasında olduğu parti; oyları aldılar istedikleri gibi kullandılar mı? Kullandılar. Muhtarları tehdit ettiler mi? ettiler. ondan sonra da oyları kendileri istedikleri gibi orada kullanmak suretiyle silme o beldelerde, ilçelerde sandıklardan kendi hesaplarına netice çıkardılar. "MİRASÇILARINI BUGÜNLERDE VİTRİNE ÇIKARIYOR" Rahmetli Menderes sandıktan çıktığı halde arkasında CHP'lilerin olduğu darbecilerin urganından kendini kurtaramamıştır. Yine aynı CHP, sandıktan çıkan rahmetli Türkeş'i ve arkadaşlarını 12 Eylül'de en ağır işkencelere maruz bırakarak, idamla yargılayanların mirasçılarını bugünlerde yeniden vitrine çıkartmak suretiyle 60 yıldır hiç değişmediğini gösteriyor. "PARTİMİZİ KAPATMAYA YELTENDİLER" Başbakanlık görevine gelen rahmetli Erbakan'ı alaşağı eden de yine aynı kafadır. Bölücü terör örgütünün güdümündeki siyasi partiyle girdiği yakın ilişki CHP'nin gerçek yüzünün sadece bir kısmıdır. Biz adeta anayasa değiştirebilecek güce sahipken; partimizi biliyorsunuz kapatmaya yeltendiler. Bu CHP'nin başındakiler ne dedi? "Ankara'da da savcılar, hakimler varmış" dediler. Aynı CHP. Değişen bir şey yok. Bu kadar güçlü geleceksin, millet sana böyle bir yetki verecek ve bu CHP zihniyeti partimizi kapatma noktasında adımlarını atacak. "BAŞARILI OLAMAYACAKLAR" Şimdi yanlarında yoldaşları var, yandaşları var. Bu yandaş, yoldaşlarıyla beraber şu anda adeta karşımızda cumhur ittifakına karşı bir ittifak oluşturdular. Başarılı olamayacaklar. Ben inanıyorum ki 31 Mart'ta benim vatandaşım gereken dersi verecektir. İş başında bulundukları belediyelerden, kendi partilerindeki uygulamalardan çok iyi biliyoruz ki bu kılıfın altında gücü ele geçirmek için yanıp tutuşan yontulmamış bir faşist zihniyet vardır. Biz sandığın namusunu koruduğumuz sürece, CHP'nin o sandıktan çıkma şansı yoktur. AK PARTİ TEŞKİLATINA UYARI Burada seçimlerde dikkat etmeniz gereken hususları bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Ne yapacağız? Nelere dikkat edeceğiz? Partimizi temsil eden sandık kurulu üyelerimiz, oy verme işleminden en az 1 saat önce görev yerlerinde hazır bulunmalıdır. Oy verme işlemi devam ettiği müddetçe partimizin aleyhine işlem yapılmasına, haksızlığa yol açılmasına bu arkadaşlarımız engel olacaklardır. Asla sandık, mekanını terk etmeyecek; ayrılacağı zaman da oradaki sandık müşahidiyle paslaşarak ayrılıp ihtiyaç giderecektir, bu o kadar önemli. Sandıklar kapandıktan sonra oy torbalarının götürülmesine bu arkadaşlarımız refakat edecektir. Beraberce kurula, oradan onlarla gidecek ve son ana kadar da o teslimatı yapıp öyle dönecek. Ben bunu yaşadım. 89 Beyoğlu mahalli seçimde yaşadım. Kazandığımız seçimi elimizden böyle aldılar. Onda da bir hayır vardı ayrı mesele. Ama işi hafife almayacağız. "BİR GECE SİZİ DE ARAYABİLİRİM" Geçen gün İstanbul'da il başkanımız dedi ki "Biz sandıklarda, sandık kurulu üyelerini belirledik." Getir bakalım dedim, getirdi önüme. Ben de tuttum rastgele şöyle bir 10-15 tane sandık kurulu üyesini gece saat yarım bir gibiydi, telefonla aradım. Bir kaç tanesi henüz hangi sandıkta görevli olduğunu bilmiyordu. Bir gece sizi de arayabilirim. Çünkü bu işi sıkı tutacağız, hafife almayacağız. Sıkı tutacağız ki 31 Mart'ta biz çıkalım. Biz söyledik tabi hemen o malum zat da aramaya başlayabilir. Sandık müşahitlerimize de çok önemli görevler düşüyor. Binadaki tüm görevlilerimizi koordine etme, yaşanabilecek sorunlara müdahale etme, ilçe teşkilatında yardım alma vazifesi okul sorumlularımızın Nişasta Bazlı Şeker kotalarıyla ilgili bir müjdeyi açıklamak istiyorum. NİŞASTA BAZLI ŞEKER KOTASI DÜŞÜYOR Nişasta Bazlı Şeker kotalarıyla ilgili bir müjdeyi açıklamak istiyorum. NBŞ kotaları yüzde 10 olarak belirlenmişti. Biz bu kotasını geçtiğimiz yıl yüzde 5'e düşürmüştük. Şimdi bir adım daha atıyoruz ve yüzde 2,5'a çekiyoruz. KÖMÜR MÜJDESİ Enerji Bakanlığımızın da gayretiyle ülkemizin kömür rezervi 20 milyar tona ulaştı. Kurumlarımıza ait 7 sahayı daha işletmeye açarak kömür üretimini milyon ton artırdık. Geçtiğimiz yıl kömür üretimiyle cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Bu vesileyle Somalı kardeşlerimize müjde vermek istiyorum. Soma Işıklar Bölgesi'nde çalıştırılan ve yılda 6 milyon ton kömür çıkarılan bölgelerdeki sözleşmeler sona ermek üzeredir. Hala bu madenlerde çalışan 2400 işçimizin tamamı da Türkiye Kömür İşletmelerinin şirketlerinde kadrolu olarak ve maden ocaklarında çalışmaya devam edecektir. Yine Soma'daki yeni işletmeye açılacak ve 350 milyon ton rezervi bulunan sahalarda yatırımcımızın 10 bin kişiyi istihdam etmesini bekliyoruz. Ülkemizin 81 ilinin tamamına doğal gaz vermeye başladık. İzmir Aliağa'dan sonra ülkemizin en büyük yeniden gazlaştırma ünitesini Hatay Dörtyol'da devreye aldık. Azerbaycan gazını Avrupa'ya taşıyacak TANAP'ı hizmete açtık. Türk Akım projesinin deniz kısmını bitirdik. Kendi topraklarımızdaki bölümün inşasına başladık. Bu yıl sonuna kadar onu da yetiştiriyoruz. SMA İLAÇLARI GERİ ÖDEME LİSTESİNE ALINDI Bir başka müjdemiz de SMA hastaları ve ailelerinedir. Çok pahalı olan ilaç bedelinin geri ödemesine ilişkin sorunu çözmüştük. Şimdi aynı hastalığın diğer tiplerinin de ilaç bedellerini geri ödeme listesine alıyoruz. Bununla ilgili karar komisyonda alındı yakında yürürlüğe girecek. Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKKTC'nin başkenti Lefkoşa’da KKTC'li gençlerle bir araya geldi. Erdoğan, “Verilen bu mücadele neticesinde de hamdolsun Kıbrıs bu zalim Yunanlıların elinden kurtarılmış oldu. Bu mücadele ile birlikte adeta dünyada bize karşı bir haçlı zihniyetini yeniden ortaya koymak isteyenlere Türkler olarak büyük bir ders vermiş olduk” dedi. Kurban Bayramı’nın birinci gününü de kapsayan iki günlük ziyaret kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 47. yıl dönümü etkinliklerine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tarar, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve heyette bulunan bakanların da yer aldığı KKTC'li Gençler Buluşmasında Kıbrıs Türkü gençlerle Büyükhan'da bir araya Erdoğan, “20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı, asırlardır Ada'nın aslı sahibi olan Kıbrıs Türkünün bu toprakların ila nihai egemen ve eşit sahipleri olduğunun cümle aleme ilanıdır” ifadelerini kullanarak, gençlerden kendilerini yetiştirmelerini Erdoğan, “Bu dava bize Hala Sultan'ın, Lala Mustafa Paşa'nın, Dr. Fazıl Küçük'ün, Rauf Denktaş'ın emanetidir. Türkiye de, 20 Temmuz 1974'de işte bu emanete sahip çıkmak için harekete geçti. Bugün de aynı emaneti daha ileri taşımanın mücadelesini veriyoruz. İnşallah devraldığımız bu bayrak, sizler devraldığınızda tıpkı büyük ve güçlü Türkiye gibi güçlü KKTC'nin de inşasını tamamlayacaksınız” dedi.“Bu gençliğin önünde durabilecek, buradaki azim ve heyecanı engelleyebilecek hiçbir güç tanımıyoruz” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Millet olarak yürüttüğümüz her mücadelede olduğu gibi Kıbrıs'ta da kimsenin hakkında, hukukunda, malında, geleceğinde bizim gözümüz yok. Biz sadece kendi haklarımızı korumanın, kendi geleceğimizi inşa etmenin peşindeyiz. Sürekli sözünden dönenleri, sürekli oyunbozanlık yapanları, sürekli şımarıklık yapanları koruyup kollayanlar, eninde sonunda buradaki erdemli duruşu görecek, kabullenecek, gereğini yerine getirecektir. İşte o güne kadar haklarımızı almak için hep birlikte durmadan, dinlenmeden çalışacağız” dedi.“KIBRIS BU ZALIM YUNANLILARIN ELINDEN KURTARILMIŞ OLDU”“Kıbrıs denilince sizin aklınıza ilk ne geliyor? Fetihler mi, hellim mi? ” sorusuna cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hellim peyniri gelmiyor dersek ayıp olur. Kıbrıs'ın ekonomide en güçlü kalemlerinden birisi hellim peyniri. Bir de bizim aklımıza 74 geliyor. Çünkü 1974 o savaşta bizim artık çocukluğumuzun en hareketli çağlarıydı” ifadelerini kullandı.“Buradaki zafere giden o yolda, o zamanlar Dr. Fazıl Küçük, Rauf Denktaş, Başbakan merhum Ecevit, Başbakan Yardımcısı merhum Erbakan, bunlarla birlikte milletimizin verdiği mücadele unutulur gibi değildi” diyen Erdoğan, “Verilen bu mücadele neticesinde de hamdolsun Kıbrıs bu zalim Yunanlıların elinden kurtarılmış oldu. Bu mücadele ile birlikte adeta dünyada bize karşı bir haçlı zihniyetini yeniden ortaya koymak isteyenlere Türkler olarak büyük bir ders vermiş olduk. O günden aklımda kalan en önemli başlık nedir derseniz, onu da söyleyeyim, Beşparmak Dağları. Şimdi de inşallah yapacağımız külliyeyi de Beşparmak Dağlarına sırtımızı dayayarak yapmayı planladık” ifadelerini SPORCULARA UYGULANAN AMBARGOGenç bir sporcunun ambargolar yüzünden müsabakalara katılamadıkları söylemesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu'na ne yapılabileceğini sordu. Bakan Kasapoğlu da, “Bir takım çalışmalarımız var. Onlarla ilgili yapabileceğimiz bir şey olursa yaparız” demesi üzerine Erdoğan da, “Türkiye üzerinden bence müsabakalara katılsın” dedi.“BIZ SADECE HAKLININ HAKKINI KENDINE VERELIM DIYORUZ”KKTC'de müteahhitlik yapan Yağmur Özyalçın'ın Kapalı Maraş ile ilgili sorduğu soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize yardımcı olun, o bölgelerde bize danışmanlık yaparsanız isabetli olur. Hızla mesafe almamız lazım. Rahatsız olmaya başladılar, aslında biz onları rahatsız edecek bir şey yapmıyoruz. Biz sadece haklının hakkını kendine verelim diyoruz. Bu güzel bölge, güzelim deniz atıl bir vaziyette kalmasın” ifadelerini kullandı.“KUZEY KIBRIS'IMIZI IMRENILIR HALE GETIRECEĞIZ”“Son dönemde Türkiye ile aramızdaki ilişkiler yüksek düzeyde ivme kazandı, bu bizi mutlu ediyor. Biz bunun daha da ileri ayamaya gelmesini istiyoruz” diyen Erdoğan, “Sizce bu ilişkilerimizi daha nasıl ilerletebiliriz?” şeklindeki soruya ise, şu cevabı verdi;*Bu konuda sağ olsun Cumhurbaşkanımızla aramızda en ufak bir sıkıntı söz konusu değil. Bundan önce cumhurbaşkanının Türkiye'nin Cumhurbaşkanına olan yaklaşım tarzı, ana vatan, yavru vatan meselesinde yaklaşım tarzı, sanki burayı böyle kucağında bulmuş gibi bir havada konuşuyor.*Burada bütün bu mücadelenin verilmesi esnasında ana vatan burada nasıl kan döktü, Mehmetçik burada ne kadar kan döktü, sanki bunlardan haberi yok gibi bir yaklaşım içerisindeydi. Bu bizleri üzdü. Kıbrıs Türkü seçimlerde verdiği mücadele ile işi ehline verdi, yeni bir süreç başladı.*Artık aramızda bizim yavru vatan, ana vatan ayrımı değil, tam manasıyla bir bütünleşme söz konusu. Biz yoğun bir şekilde alt yapı üst yapıla ilgili çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kuzey Kıbrıs'ımızı imrenilir hale getireceğiz. Yatırım çeken bir ülke konumuna getireceğiz.*Burada bizim Kapalı Maraş'a, açık Maraş'a ihtiyacımız var, bütün bunları birleştireceğiz. Biran önce buralar Kuzey Kıbrıs'ın adeta hareket alanı haline gelmiş olacak. Ama sizler de, sen bir hukukçu olarak buranın hukukunu koruyacaksın.“BIR GECE ANSIZIN GELEBILIRIM”Emine Uzun isimli bir gencin, “Milli Mücadele döneminde Rumlar radyolarında bizlere Bekledim de gelmedin' şarkısını çalarak hem Kıbrıs Türk halkının moralini bozmak hem de ana vatan Türkiye'nin yardıma gelmeyeceğini ima ediyordu. Bizler de kendi radyolarımızdan Bir gece ansızın gelebilirim’ çalarak Rumlara Türkiye'nin bir gece ansızın ensesinde olacağı korkusunu yaşattık” şeklinde konuşması üzerine Erdoğan, “Bugün devamlı onu çaldık” diye cevap Uzun isimli genç, “Bizler tüm gençler olarak sizlere bu şarkıyı armağan etmek istiyoruz” demesinin ardından gençler mini bir konser yaşındaki Nida Su Yiğitler isimli çocuğun annesi ile birlikte yazdığı şiiri okumasından sonra gençler hep bir ağızdan “Bir şarkısın sen” şarkısını söyledi. İHA İlginizi Çekebilir Erdoğan'dan Kıbrıs mesajı Maraş'ta yeni bir dönem başlıyor İlginizi Çekebilir Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC'den ayrıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Bahçelievler'deki toplu açılış töreninde vatandaşlara Erdoğan, "Mursi'nin ölümü kutlu bir ölümdür. 25 dakika can çekişirken zalimler doktor çağırmadılar. Ölümünü beklediler. Şimdi buradan Mısır yönetimine sesleniyorum, Mısır adli makamlarına sesleniyorum. Zalimler için yaşasın cehennem" diye - 1555 Son Güncellenme - 1902 Güncelleme - 1902 AACumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bunlarda CHP yalan tepeden tırnağa hepsinde ganimet. Genel Başkanları nasıl yalan söylüyorsa aynen adayları da öyle yalancı ve bunlar aynı zamanda da yalanın ötesinde her türlü oyunu da oynuyor." dedi. Erdoğan, Bahçelievler Hasan Doğan Spor Kompleksi bahçesinde düzenlenen toplu açılış töreninde, 31 Mart seçimlerinden bir gün önce ilçeye geldiğini, başkanlığa seçimlerde yüzde 50'lik oy oranıyla partisinin adayı Hakan Bahadır'ı layık görerek Bahçelievler halkının kendilerini yalnız bırakmadığını hayallerine ve hedeflerine uygun bir şekilde daha yüksek seviyelere çıkarmak için gece, gündüz çalışacaklarını ifade eden Erdoğan, destekleri, sevgileri, ahde vefa ve kadirşinaslıkları için herkese şükranlarını sundu."Açılışını gerçekleştireceğimiz toplam yatırım tutarı 393 trilyon lirayı bulan 13 ayrı eserin ve hizmetin ilçemize ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum." diyen Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ilçeye kazandırdığı Şirinevler minibüs terminali ve otoparkı, metrobüs yaya üst geçidi, devlet hastanesi katlı otoparkı, merkez mahallesi gençlik merkezi, Saklıvadi spor tesisi, aile danışmanlık merkezi ve psikoterapi merkezi ile diğer eserlerin resmi açılışının yapıldığını Bahçelievler Belediyesince tamamlanan ve çok önemli bir eser olan kongre merkezinin, Siyavuşpaşa spor kompleksi ve otoparkı, meydan otoparkı, millet bahçesinin ve diğer eserlerin resmi açılışının da burada gerçekleştirildiğini dile getirerek, "Son 15 yılda büyükşehir belediyemiz ilçemizde 1,5 katrilyon liralık yatırım yapmıştır. Önümüzdeki dönem için de Binali Yıldırım kardeşimizin diğer ilçelerimizle birlikte Bahçelievler'e yapacağı yatırımlar ve hizmetlerle ilgili çok önemli hazırlıkları var. İnşallah bunların açılışlarını da hep birlikte yapacağız. Tüm bu hizmetleri ilçemize kazandıran kurumlarımızı, büyükşehir belediyemizi, ilçe belediyemizi tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı."Bay Kemal çıkamıyor meydanlara"Erdoğan, pazar günü halkın iki adaydan birinde karar vereceğini, Kandil'in "Oylarımız Millet İttifakı'nın adayına" dediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti"Millet İttifakı'nın adayı kim belli, isim vermeyeceğim, gerek yok ama şunu biliyoruz ki şu anda CHP Başkanı Bay Kemal, rahatsız oluyor bazı şeylerden, çıkamıyor meydanlara. Zira adayları genel başkanının adını bile anmaktan kaçıyor. Bunlarda yalan tepeden tırnağa hepsinde ganimet. Genel Başkanları nasıl yalan söylüyorsa aynen adayları da öyle yalancı ve bunlar aynı zamanda da yalanın ötesinde her türlü oyunu da oynuyor. Sayın Yıldırım ile televizyon programına çıkacakları zaman, programdan önce moderatörle Marmara Etap Oteli'nde bir araya geliyorlar, soruları onlar alıyor ve aldıkları bu sorularla beraber hazırlıklarını yapıyor ve o gece programa o şekilde çıkıyor. Bunların belgeleri bizde var. Hemen oturduğu yerin yanında kutular, kutucukların içinde de bakıyorsunuz o kartonlar. Soru geliyor oradan hemen kart çıkarılıyor. Bunların resimleri, hepsi elimizde kayıtlı. Ama ne diyor? 'Ben böyle bir şey yapmadım. Sonra ne oldu, kabul etmek durumunda kaldılar, zorunda kaldılar. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Bunlarınki yatsıya kadar bile yanmadı. Çabuk söndü. Şimdi pazar günü bu mumu tamamen söndürmeye var mıyız? Öyleyse durmak yok.""Mali denetim raporlarında kamu zararı yok"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Binali Yıldırım'ın ulaştırma bakanlığı, İDO genel müdürlüğü, Başbakanlık, Meclis Başkanlığı yaptığını belirterek, İstanbul'a yakışan ve layık bir belediye başkan adayıyla seçime gitmek istediklerini adayının neler yaptığı söylenirse kim olduğunun daha iyi anlaşılacağını ifade eden Erdoğan, her fırsatta Sayıştay raporlarından söz ederek büyükşehir yönetimini itham ettiğini İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2016 mali denetim raporlarında yer alan konuların hiçbirinde kamu zararının tespit edilmediğini vurgulayarak, "Dolayısıyla yargılama konusu değildir. Ama bu kişinin Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminin sadece 2016 yılındaki faaliyetleriyle ilgili 11 kamu zararına yolan açan işlem tespit edilmiştir. Kim tarafından? Sayıştay tarafından. Bunlar bizim elimizde belge. Ama kendisi böyle bir belge ortaya koyamadı. Yapılan yargılama sonunda bu zararların kendisinden tazminine karar verilmiştir. Dolayısıyla bu adayın sicili, Sayıştay raporlarıyla tespitli şekilde bozuktur." değerlendirmesini yaptı."Fail ortada"Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ekrem İmamoğlu'nun seçim gecesi kendisinin bizzat ifade ettiği, aradaki farkın sürekli azalmasıyla ilgili gerçeği de inkar ettiğini belirterek, şöyle konuştu"Al size bir başka yalan. AK Parti'nin tüm oylarının yeniden sayılmasıyla ilgili başvurusuna karşı çıktıklarını, bunu engellediklerini inkar etmiştir. Aradaki fark neydi? 29. Nereye indi? 13'e. 16 puanlık fark var. Bunları inkar etti mi? Nerede bunlar? Çaldılar. "Şimdi bu şahıs, 'Kim çaldı?' diyor. Bunu bize sormayacaksın, bunu sen kendine soracaksın. Fail ortada, 29 puandan 13 puana nasıl indi?"Burada hukuki ve siyasi bir dil olduğunu, siyasi dilde bunun adının "çalmak", hukuki dilde de "yolsuzluk ve usulsüzlük" olduğunu belirten Erdoğan, sandıkların tamamı sayılsaydı pazar günü seçim yapılmamış olunacağını kendi ellerindeki tutanaklarda da alenen gözüken, tamamına yakını Binali Yıldırım aleyhine olan kasıtlı birleştirme yanlışlarının görmezden gelindiğini dile getirerek, seçim sandıkları sayılırken imzaların sayımdan sonra atıldığını, bu seçimde ise sabah hemen imzaların alındığını ve akşam sayımdan sonra da sandık kurulu başkanının bunları istediği gibi doldurduğunu "Bu oyunu pazar günü bozmaya var mıyız? Yani bu milli irade hırsızlarına gereken dersi vermeye hazır mıyız?" sözlerine kalabalık "Evet" yanıtını Bahçelievler'deki Hasan Doğan Spor Kompleksi bahçesinde düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayının daha mazbatasını almadan, belediye başkanı değilken Anıtkabir defterine "Belediye başkanıyım" diyerek imza attığını söyledi."Bu nasıl bir iş, bu ne hırs." diyen Erdoğan, İstanbul İl Seçim Kurulu'nun verdiği mazbatanın, nihai mazbata olmadığını dile getirerek, "Bunları ben yaşadım, bunları iyi bilirim. Dolayısıyla şimdi ne oldu? Yüksek Seçim Kurulu bu mazbatayı iptal etti mi? Şimdi de ne yapıyoruz? Seçime gidiyoruz. Anıtkabir'e bu attığı imza ile ne oldu? Anıtkabir yönetimi o yaprağı çekti, aldı. Al sana bir ders daha. Niye? Yalancının mumu, yatsıya kadar, o kadar yanar. Sahip olmadığı bir unvanı kullanana ne derlerse, bu kişi de işte odur." ifadelerini Erdoğan, belediye verilerinin kopyalanmasına ilişkin, şunları söyledi"Daha sonra ne yapıyor? Belediyenin kapısından içeri girer girmez, dışarıdan birilerini getirip, kanuna ve her türlü usule aykırı şekilde belediyenin verilerini kopyalamaya çalışıyor. 3 kişi getiriyor dışarıdan, belediyenin personeli değil. Bunlarla verileri kopyalıyor. Ondan sonra da diyor ki 'Ne olacak? Bunlar yapılır', çok da veri hırsızlarına da ne denildiğini gerek hukuki literatürde, gerekse siyasette çok iyi bilirler. Halbuki belediye verileri, teknik bir zorunluluk olarak zaten iki farklı yerde sürekli yedeklenir. Demek ki derdi verileri korumak değil, onları alıp bir yerlere servis etmektir. Bu ne metodudur biliyor musunuz? FETÖ metodudur, FETÖ. Bunlar hep verileri çalardı. Kimlerle? Yargıdaki elemanlarıyla. Burada da aynısını yaptılar. Neyse ki bu teşebbüsü, mahkeme kararı ile engellendi. Başka ne yapıyor? Kendisi Ankara'dayken, İstanbul'da evrak imzalıyor. Halbuki bir belediye başkanı, şehir dışına çıktığında, ona vekalet eden kişi imzaya yetkilidir."Bu kişinin hedef aldığı kesimlerden birinin de sivil toplum kuruluşları olduğunu dile getiren Erdoğan, "Güya bu kuruluşlara, belediye bütçesinden 100 milyonlarca lira para aktarılmış. Hepsi de kadınlara, gençlere, çocuklara, engellilere yönelik çalışmalar yürüten, eğitime, sağlığa, kültüre, spora hizmet eden, hayır hasenat işleri yapan bu tür kuruluşlarla ortak projeler yürütme dışında nakit olarak herhangi bir para aktarımı söz konusu değildir. Yani bu kişi, İstanbullunun gönül köprülerini yıkmaya çalışıyor." dedi."Tespit ettik, görüşmenin süreci 45 dakika"Belediye başkan adaylarının katıldıkları ortak yayına değinen Erdoğan, şöyle devam etti"Daha başka ne yapıyor? İki adayın birlikte katılacağı televizyon programının moderatörüyle aynı odaya kapanıyorlar, orada çalışmalarını yapıyorlar. Birisi '2-3 dakika görüştük' diyor, öbürü '5-10 dakika görüştük' diyor, öbürü '10-15 dakika görüştük' diyor. Halbuki tespit ettik, görüşmenin süreci 45 dakika. Aynı odada birlikte kalmışlar. Yani soruları çalmışlar. Diyorum ya yalan, hep yalan. Üstelik bununla kalmıyor, çıktığı televizyon programında Binali Bey'in soruları istediği yalanını yüzü kızarmadan Bayramda Ordu'ya gidiyor. Hakkı olmadığı halde, kullanmak istediği VIP kapısından geçişi engellenince, devletin valisine gariz hakaretler ediyor. Yani, haysiyet cellatlığı yapıyor. Valiler, Cumhurbaşkanlarının o ildeki temsilcisidir. Valiye hakaret, Cumhurbaşkanlığına hakarettir. Daha ileri gidiyorum millete hakarettir. Sen kalkıp da bir valiye, 'it' diyemezsin. Baktı ki bu iş zora gidiyor bu sefer ne yaptı? Dedi ki 'Ben it demedim'. Dedim ki 'İtleşme'. Böyle manevra yaptı. Bunların hepsi televizyon kayıtlarında var mı? Var. Yazılı medya da var mı? Var. Sen bu milleti enayi mi zannediyorsun? Bunların hepsi ortaya çıktı."CHP'ye oy veren vatandaşlara seslenen Erdoğan, "Böyle bir adam, İstanbul'un başına getirilebilir mi? İyi Parti'nin gönül verenlerine sesleniyorum. Böyle bir adam İstanbul'un başına getirilebilir mi? HDP'ye gönül verenlere sesleniyorum. Böyle bir adam İstanbul'a başkan olabilir mi? Saadet Partili kardeşlerime sesleniyorum. Böyle bir adam İstanbul'un başına getirilebilir mi? İstanbul'a yazık olur. " diye Büyükşehir Belediye Meclisi'nin büyük bir bölümünün, komisyonların tamamının, başkanvekilliklerinin tamamının AK Partili olduğunu belirten Erdoğan, "Zaten, bu sadece vitrin süsü olarak seçilse bile belediye başkanlığı yapacak o kadar, vitrin süsü. En ufak bir yanlışta karşısına kim dikilecek? Meclis dikilecek. Şimdi diyor ki 'Beni çalıştırmayacaklar'. Daha şimdiden konuşmaya başladı. Demek ki doğru dürüst hareket etmeyeceğini biliyor ve AK Partili belediye meclis üyeleri de doğru dürüst hareket etmeyenlere yol vermezler. Bunu biliyor." ifadelerini CHP'nin her konuda yaptıklarıyla, söyledikleriyle ilgili inkarda bulunduğunu dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti"Sürekli 'görmedim, duymadım, söylemedim' modunda. Bir de 'keyif alıyorum'. Bu tür şeyleri var. 'Şundan keyif alıyorum, bundan keyif alıyorum.' Keyfin artsın inşallah. Pazardan sonra daha da artacak. Merhum Ahmet Kaya'nın şarkısındaki gibi ifade edecek olursak, 'Nereden baksan tutarsızlık'. Yaptıklarında ve etrafında olup bitenlerden bu kadar bihaber CHP adayına, İstanbul yönetimi emanet edilebilir mi? Bu kadim şehrin geleceği 'Zulüm 1453'te başladı' diyenlere, akıllarının bir köşesinde hala 1453'ün rövanşını almak olanlara teslim edilebilir mi? İstanbul gibi pırlanta kıymetindeki bir şehir böyle siyaset anlayışının eline bırakılabilir mi?"CHP'nin genel başkanının, milletin inancına hakaret eden il başkanının ortada olmadığını belirten Erdoğan, "İstanbul il başkanı biliyorsunuz, ne ile meşgul tam bir terör örgütünün temsilcisi. DHKP/C. Bunun yanında domuzla da arası baya iyi. Böyle de bir özelliği var. Bunların yöneticileri ortada yok, hatta aday da ortada yok. Şimdi artık meydanlara da çıkmayacakmış. Kendisine biçilen rolü oynayan CHP adayı sürekli tekliyor ama kimseden ses çıkmıyor. Çünkü biliyorlar ki geri plandakiler sahaya inse, gerçek yüzleri ortaya çıkacak. Bu partinin adayına destek çağrıları ise ya Kandil'den geliyor ya dışarıdan bir yerlerden geliyor." diye şimdi Mursi'nin ölümünün ardından Tweet'ler atılmaya başlandığını aktaran Erdoğan, "Tweet'lerinde 'Erdoğan senin akıbetin de Mursi gibi olacak' dediler. Şimdi ben de bu CHP zihniyetine sesleniyorum. Ey eğri büğrü zihniyet yanlış zihniyet, biz bu yola çıkarken kefenimizi giyerek çıktık. Allah'ın takdiri nerede nasıl ne zamansa biz onu kucaklayarak bu yolda yürümeye kararlıyız." diye konuştu."Mursi'nin ölümü kutlu bir ölümdür, mutlu bir ölümdür" diyen Erdoğan, "Mahkeme salonunda 25 dakika can çekişirken bu zalim Mısır yönetimi ve oradaki adli kurum, kurullar, ne doktor, ne şu, ne bu... Çağırmadılar. Orada ölümünü beklediler. Şimdi ben de buradan sesleniyorum, Mısır yönetimine sesleniyorum, Mısır adli makamlarına sesleniyorum, Zalimler için yaşasın cehennem." ifadelerini 23 Haziran'da İstanbul'u yönetecek Büyükşehir Belediye Başkanının seçileceğini anlatarak, "Sandığa gittiğimizde ölçümüz projeleriyle birikimiyle yeteneğiyle ekibiyle kimin bu şehri daha iyi yönetebileceği olmalıdır. Buradan CHP'ye HDP'ye, İYİ Parti'ye, Saadet Partisi'ne görev vermiş vatandaşlarıma tekrar sesleniyorum. İstanbul, her ne sebeple olursa olsun geleceği risk altına sokulabilecek kazanımı tehlikeye atılabilecek bir şehir değildir." diye hep birlikte sahip çıkmaları gerektiğini dile getiren Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından hangisinin İstanbul'un ulaşım sorununu, kentsel dönüşüm çalışmalarını, yeşilini, çehresini, düzenlenmesini, sosyal hizmetlerinin üstesinden gelebilebilecekse şehrin yönetiminin ona teslim edilmesi gerektiğini olan sevgilerinin, muhabbetlerinin ve verdikleri değerin en büyük ispatının, ülkenin en iyi projeler geliştiren şahsiyetlerinden birini bu şehre aday göstermeleri olduğunu aktaran Erdoğan, "Dikkat ederseniz Binali Yıldırım kardeşimiz ne zaman proje derse, ne zaman yatırım derse, karşı taraf hemen laf kalabalığıyla işi başka tarafa çekiyor." dedi."Her konuda İstanbul'un çehresini biz değiştirdik"1994 yılını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü"Ben İstanbul'un yönetimine talip olduğumda, yarıştığımız diğer adaylar, projeleri ve hizmet taahhütleri ve değil, siyasi kavgalarıyla gündemdeydi. İstanbul için yüreği yanan, bir şeyler yapmak isteyen, sorunların çözümü için projesi olan tek aday bizdik. Bu şehir bizim kara kaşımıza, kara gözümüze meftun olduğu için değil, kendisine en iyi hizmeti vereceğimiz inancıyla belediye başkanı yaptı. Göreve geldikten kısa süre sonra çöpten temizliğe, içme suyundan, kanalizasyona, doğal gazdan ulaşıma, sosyal yardımlardan, spor tesislerine kadar her konuda İstanbul'un çehresini biz değiştirdik. Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız döneminde de İstanbul'un her meselesiyle yakından ilgilenmeyi sürdürdük. ""Bizim her tercihe saygımız sonsuzdur"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Aradan 25 yıl geçmiş ama kafalar hiç değişmemiş. Hala millete tepeden bakıyorlar, hala milleti hiçe sayıyorlar, hala lafla peynir gemisi yürütülebileceğini sanıyorlar, hala oturdukları yerden hakikatleri gözden kaçırabileceklerine inanıyorlar. Daha açıkçası hala milleti kandırabileceklerini zannediyorlar. Bizim her tercihe saygımız sonsuzdur. Çabamız ve endişemiz, İstanbul'a ve ülkemize daha güzel bir gelecek hayal ediyor oluşumuzdan kaynaklanıyor. " diye en güzel şehirlerinden olan İzmir'in bu zihniyetin elinde nasıl heba olup gittiğini hep beraber gördüklerini kaydeden Erdoğan, "İzmir susuzdu. İzmir'e suyu biz getirdik. Gördes Barajı'ndan İzmir'e su getirdik. Niye yapmadılar? İstanbul'da susuzdu. Tabii gençler bunu hatırlamaz ama 30 yaş, 40 yaş grubu hatırlar. Suları taşıyor muyduk, küvetleri dolduruyor muyduk? Bidonlarla taşımak üzere su istasyonları kurulmuştu İstanbul'da. Bu kardeşiniz Istranca Dağlarından İstanbul'a su getirdi, 140 kilometre. Dağları deldik. Anadolu Yakası'nda Melen'den aynı şekilde Ömerli'ye su getirdik. Dedik ki yetmez. Boğazın altından tüp geçitler oluşturduk. Oralardan da Anadolu'dan Avrupa'ya, Avrupa'dan Anadolu'ya su deplase ettik. İstanbul'lu susuz kalmasın diye. Bunları biz yaptık. Bunları aklı havsalası bunları almaz. Çöp dağlarını biz kaldırdık. CHP yönetimi vardı iş başında Ümraniye'deki çöplük patladı biliyorsunuz ve orada 39 vatandaşımız öldü. Belediyede kim vardı yine? CHP ama onu da biz çözdük. Orası şimdi spor tesisleri." değerlendirmesini hava kirliliğini çözdüklerini ifade eden Erdoğan, İstanbul'da 50 bin olan doğal gaz bulunan ev sayısını cezaevine girerken 1 milyon 250 bin eve çıkardıklarını temizlediklerini, Sütlüce mezbahanesini Haliç Kongre Merkezi yaptıklarını anlatan Erdoğan, Haliç'ten çıkardıkları çamuru 9,5 kilometre ötedeki Alibeyköy taş ocaklarına taşıdıklarını ifade yaptıkları metrobüsün Sögütlüçeşme'den CHP adayının olduğu Beylikdüzü'ne kadar gittiğini dile getirerek, şimdi de hafif raylı sistem yaptıklarını Erdoğan, 29 Ekim 2013'te açılışını yaptıkları Marmaray'ı bugüne kadar kullananların sayısının 350 milyon olduğunu belirterek, "İşte biz yaparız, onlar konuşur. Avrasya Tüneli'ni kim yaptı? Biz yaptık. Benim ecdadım Fatih, karadan gemileri yürüttü biz de denizin altından yürütüyoruz. İşte bu. 3. Köprü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü de biz yaptık. Ağır vasıtaları oraya aldık." Havalimanı'nın dünyada ilk 3 içinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, " Almanya'nın Berlin Havalimanı 17 yıldır yapılamıyor ama biz 5 yılda burayı yaptık. Farkımız bu. Bütün bunlarla beraber şimdi Atatürk Havalimanı'nı Millet Bahçesine dönüştürüyoruz ve yanında bir fuar merkezi yapıyoruz. Diğer yanına yine devlet başkanlarının gelip indiği bir ufak havalimanını oluşturuyoruz. 25 ilçe belediyemiz millet bahçeleriyle millet kıraathaneleriyle inşallah ilçelerimizi zenginleştirecekler. Fakat Binali Bey'in riyasetinde İnşallah bunu çok daha ileriye taşıyacağız." diye Erdoğan, bugün İzmir'in çok daha kötü bir durumda olabileceğine işaret ederek, "Ama İstanbul sevdalısı bir kardeşiniz olarak biz, İzmir'in de bu haline üzülüyoruz. Kokudan geçilmiyor körfezde. Çünkü İzmir CHP'lilerin elinde. CHP demek pislik demektir, CHP demek çöp demektir, CHP demek kanalizasyon demektir. Bizde ise temizlik var." ifadelerini BİR ARAYA GELDİCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hasan Doğan Spor Kompleksi bahçesinde Bahçelievler Toplu Açılış Töreni'ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören sonrası vatandaşların isteğini kırmayarak onlarla sohbet edip çay içti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İnsanların adalete güvenmediği bir toplumda ne huzur ve emniyet iklimi korunabilir ne de devlet düzeni sağlanabilir. Türkiye, geçmişte çeşitli dönemlerde maalesef bu sıkıntıları yaşamıştır. Kimi zaman darbe ve vesayet güçlerinin, kimi zaman FETÖ gibi terör örgütlerinin etkisi altına giren adalet sistemimiz, milletimizin gözünde epeyce örselenmiştir." dedi. Erdoğan, 23. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni'ne video konferansla katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görev yerleri belli olacak 1379 hakim ve cumhuriyet savcısına meslek hayatlarında başarılar dilerken, "Görev yapacağınız mahkeme salonları ve adliye binalarında yazan 'Adalet mülkün temelidir.' sözü daima sizlerin rehberi olmalıdır. İnsanlığın varoluş mücadelesinin en temel unsurunun adalet olduğuna, dünyanın adalet üzere ayakta kaldığına inanmayan hiç kimsenin bu mesleği hakkıyla yapması mümkün değildir." diye konuştu. Hakim ve savcının anayasa, kanunlar ve diğer mevzuata göre görevini icra ettiğini belirten Erdoğan, "Unutmayınız, hakim ve savcının asıl murakıbı kendi vicdanıdır. Kendi iç dünyasında hakka, hakikate, ahlaka ve bütün bunlarla kuşatılmış adalet anlayışına sahip olmayan için kağıt üzerindeki yazıların anlamı yoktur. Vasat bir kanunla iyi hakim ve savcılar adaleti tesis edebilir ama vicdanı olmayan hakim ve savcıların elinde en mükemmel kanunlar bile birer zulüm aracına dönüşebilir." değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, adaletle zulüm arasındaki ince çizgiye dair kadim inançların temel kaynaklarının yanında pek çok filozofun, pek çok devlet adamının ikazları, görüşleri bulunduğuna işaret ederek, göreve başlayacak hakim ve savcılara şöyle seslendi "İnsanların adalete güvenmediği bir toplumda ne huzur ve emniyet iklimi korunabilir ne de devlet düzeni sağlanabilir. Türkiye, geçmişte çeşitli dönemlerde maalesef bu sıkıntıları yaşamıştır. Kimi zaman darbe ve vesayet güçlerinin, kimi zaman FETÖ gibi terör örgütlerinin etkisi altına giren adalet sistemimiz, milletimizin gözünde epeyce örselenmiştir. Milletimizin hafızasında ve kalbinde rahmetli Menderes'in ve arkadaşlarının idamı da 12 Eylül yargılanmaları da FETÖ ihanet çetesinin kumpasları da acı izler bırakmıştır. Bunun için sizlerden vicdanınızı ve imzanızı Allah korkusu ve uygulamakla yükümlü olduğunuz kanunlar dışında asla hiçbir kimsenin, hiçbir gücün emrine vermememizi istiyorum. Böyle ilkeli davrandığınızda hayatın sizin için daha zor olacağınızdan şüpheniz olmasın ama gece başınızı yastığa koyduğunuzda içinizde hissedeceğiniz huzurun ve mutluluğun bedeli bu sıkıntıların hiçbiriyle mukayese edilemez. Evlatlarınıza bırakacağınız en büyük miras, tüm ömrünü adalete adamış, onurlu, saygın, tertemiz bir isim olacaktır. İçinizde çok para kazanmak isteyen varsa yanlış mesleği seçtiğini bilmelidir. Gidip iş adamı, girişimci, profesyonel üst düzey yönetici olmalıydı. İçinizde şan, şöhret peşinde olan varsa, o da yanlış mesleği seçtiğini bilmelidir. Gidip sanatçı, sporcu, siyasetçi, herhangi bir alanın fenomeni olmalıydı. Hakim ve cumhuriyet savcısı olarak size düşen görev, şahsınıza emanet edilen adalet kulesini, sessiz sedasız bir şekilde, tıpkı merhum şehit Mehmet Selim Kiraz savcımız gibi gerektiğinde hayatınız pahasına korumanızdır. Görevinizi hakkıyla yerine getirdiğinizde sadece iyi bir hakim, iyi bir savcı olarak anılacaksınız. Buna karşılık Hazreti Mevlana'nın tarifiyle, üzerinize düşenleri yapmadığınızda zalim sıfatıyla yaftalanacaksınız. Her birinizin bu mesleği seçerken üstleneceğiniz ağır yükün bilincinde olduğunu biliyorum." "YENİ REFORM PAKETLERİYLE MİLLETİMİZİN HUZURUNDA OLACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı hatırlatmaların sebebinin fiilen mesleğe başlama aşamasında olan hakim ve savcılara itimadını, beklentisini ifade etmek olduğunu söyledi. Fırat'ın kıyısında gezen kuzuların sorumluluğunu üzerinde hisseden yöneticilere, bunun hakkıyla yapılıp yapılmadığını gözetecek adalet sistemine sahip olunduğu sürece geleceğe hep güvenle bakılabileceğini dile getiren Erdoğan, "Her ne kadar yüz yüze olamasak da tüm hakim ve cumhuriyet savcısı arkadaşlarımın yüreğinin de aynı hislerle kaplı olduğuna inanıyorum. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak anayasaya, kanunlara ve en önemlisi vicdanınıza göre attığınız her adımda, verdiğiniz her kararda yanınızda olacağımdan şüpheniz bulunmasın. Rabbim sizleri de bizleri de utandırmasın." diye konuştu. Erdoğan, hakim ve savcılara güvenmenin yanında kamuoyuna açıklanan Yargı Reformu Stratejisi çerçevesinde ülkedeki mevzuat ve uygulama standartlarını yükseltmenin de gayreti içerisinde olunduğunu söyledi. İlk iki reform paketinin Meclis'te kabul edilerek yürürlüğe girdiğini anımsatan Erdoğan, "İnşallah Meclis'in yeni yasama döneminde, yeni reform paketleriyle milletimizin huzurunda olacağız." dedi. Erdoğan, ülkenin ve milletimin bekası için mücadele ederken şehit düşen güvenlik görevlilerine, adalet teşkilatı mensuplarına ve tüm kamu personeline Allah'tan rahmet dileyerek, gece gündüz vazife başında olan adalet teşkilatı mensuplarına gayretleri ve fedakarlıkları için teşekkür etti. Hakim ve savcı adaylarına kurayla belli olacak görev yerlerinde başarı temennisinde bulunan Erdoğan, Ramazan Bayramı'nı da tebrik ederek, İslam aleminin birlik ve beraberliğine vesile olmasını diledi. "DÖNEM BİRİNCİSİNİN ÖDÜLÜ OLMASI LAZIM" Erdoğan, konuşmasının ardından hakim ve savcı adaylarının kurasını izledi. İki kadın ve iki genç adayın katılımıyla birlikte butona basılmasını isteyen Erdoğan, dönem birincisiyle tanışmak istedi. Birinciyi tebrik eden Erdoğan, dönem birincisinin kuraya katılmadan istediği yere gidip gitmeyeceğini sordu. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün, onun da kuraya tabi olduğunu söylemesi üzerine Erdoğan, "Olmaz, yanlış bu. Onun bir ödülü olması lazım. Eğer benim bir takdir yetkim varsa, ben derim ki dönem birincisinin bir ödülü olması lazım." dedi. Bakan Gül'ün de bu konu üzerinde çalışılacağını söylemesi üzerine Erdoğan, "Bu saatten sonra olmaz. Hemen bu işin hallolması lazım." ifadelerini kullandı. Kura sırasında Sümeyye Erdoğan isimli bir adayın ataması sırasında Erdoğan, "Bizim akraba. Sümeyye Hanım nereli onu öğrenelim." dedi. Atama sırasında bazı adayların da nereli olduğunu soran Erdoğan, yeni hakim ve savcılara görev yapacakları yerlerde başarılar diledi. Haberler Güncel Son dakika Başkan Erdoğan'dan 23. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreninde önemli açıklamalar
2231 Son Güncelleme 1421 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kutlu Doğum Programı’na katıldı. Erdoğan etkinlikte konuşma yaptı. Savaşlarda çocukların mağdur olduğunu söyleyen Erdoğan, “Büyüklerin yol açtığı savaşların faturası çocuklara ödetilmemelidir. Bu dünyada bu zalimler acaba karşılığını ne kadar bulmayacak da bu zulmü devam ettirecek? Bunlara karşı sesimizi yükselttiğimiz için birileri ne diyor? Diktatör’ diyor. Varsın desinler, biz sesimizi yükseltmeye bunlara karşı devam edeceğiz” dedi. “İnsanlar içerisinden çıkarılmış hayırlı bir ümmet olduğumuza inanıyorsak, bunun gereğini yerine getirmemiz lazım” diyen Erdoğan, “Geçmişte işgal sonrası Afganistan’da yaşanan acılar… Suriye’de yaşanan felaketin nedeni, Müslümanın, Müslümana zulmü yüzündendir. Filistin meselesinin sürmesinin en önemli sebebi Müslümanların kendi aralarındaki çekişmeler değil midir?” şeklinde konuştu.
recep tayyip erdoğan zalim geceler