İşletmeDönem Sonu Envanter Defterini Nasıl Hazırlayabilirim? Mobil Sistemde Tahsilat ve Kasa Kontrolü İşlemleri Nasıl Yapılır.
ISL1412DÖNEM SONU MUHASEBE İŞLEMLERİ II Z 3 1 4 5 Dönem sonu muhasebe işlemlerinin (Envanter ve değerlemenin) tanımı ve mahiyeti, Vergi Usul Kanununa ve Türk Ticaret Kanununa göre Değerleme ölçüleri, Dönem başı ve Dönem sonu Örnek Envanter uygulamaları, Tek Düzen
teorikçerçeve esas alınarak envanter, değerleme kavramları ve KOBİ TFRS’ye göre değerleme ölçekleri açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ve KOBİ TFRS’ye işletmeye dâhil varlık, kaynak ve gelir - gider hesaplarının dönem sonu işlemleriele alınmış ve çalışma örnek uygulamalarla desteklenmiştir.
Bunlarındışında Banka Kredileri ile ilgili olarak dönemsonunda yapılacak işlemleri şunlardır: • Yabancı para cinsinden alınan banka kredilerinin değerlenmesi. • Döneme ilişkin faizlerin hesaplanarak kaydedilmesi. • Yılsonu itibariyle kısa vadeli hâle gelen kredilerinin ilgili hesaplara aktarılması. 16.
3112.2012 tarihli dönem sonu işlemleri öncesi mizanında “740 Hizmet Üretim Maliyeti” hesabının bakiyesi 1.250.000 TL’dir. Yapılan inceleme sonucu, Güverte işletmesi yapılmakta olan proje çizimi için; 1.11.2012 tarihinden 31.12.2012 tarihine kadar oluşan işçilik ve benzeri hizmet üretim maliyeti tutarı 50.000 TL’dir.
wSrr4iN. 1. Envanterin Tanımı Envanter, sayım, kontrol ve düzeltme işlemlerini yapmak suretiyle, belirli bir tarihteki alacakların borçların ve varlıkların miktar ve değerlerinin saptanmasıdır. İşletmeler envanter işlemini bazı kurallara uyarak yerine getirmek zorundadırlar. Şirketlerin sayım yapmadaki öncelikli nedeni net dönem kâr veya zararını vergi kanunları açısından belirlemektir. Kıymetlerin sayımını, muhasebe servisinde çalışanlar gerçekleştirir. Defter tutan tacirlerin belirli bir tarihte sahip oldukları varlık ve kaynakların sayımını yaparak, ticari defterlerini bu sayım sonuçlarına göre denkleştirmelerine envanter işlemleri denir. Defterlere yapılan bu denkleştirme kayıtlarına envanter kayıtları denir. Envanter kayıtlarından sonra işletmenin kâr mı yoksa zarar mı ettiği rakamlar ile ortaya dökülür. 2. Envanterin Aşamaları Envanter işlemi ilgili standartlar ve kanunlara göre üç aşamada gerçekleştirilir. ve borçların fiili durumunun tespiti Muhasebe Dışı Envanter Bulunan fiili durum ile kayıtların karşılaştırılması Envanter kayıtlarının yapılması Muhasebe İçi Envanter 3. Envanter İşlemleri Muhasebe dışı envanter sonucu elde edilen bilgiler ile işletmenin muhasebe kayıtları arasında bir fark olduğu durumda gereken tamamlama ve kayıtların yaplarak omların gerçek değerleriyle görünmelerini sağlayarak işlemlere envanter işlemleri denir. Dönem sonlarında yapılacak olan işlemler üç aşamadan oluşur İşletmenin genel geçici mizanı aralık ayı mizanı düzenlenerek hesapların kayıtlar üzerindeki durumu görülür. İşletmenin varlık ve kaynaklarını saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek suretiyle gerçek değerleri tespit edilir. İşletmenin varlık ve kaynaklarının kayıtlardaki değerleri ile gerçek değerleri arasında farklılık varsa gerekli tamamlama ayarlama ve düzeltme kayıtlarının yapılması suretiyle bu farklılık giderilerek gerçek değerlerine getirilir. İşletmelerin dönem sonlarında envanter çıkartmaları kanuni bir zorunluluktur. Envanter çalışmalarının takip eden hesap döneminin ilk üç ayı içinde bitirilmesi de kanuni bir zorunluluktur. 4. Varlık ve Borçların Fiili Durumunu Belirlenmesi Her işletme, hesap dönemi sonunda envanter yaparak varlıklarının ve kaynaklarının gerçek durumlarını miktar ve değer olarak belirleyerek envanter defterine kaydetmek zorundadır. Varlık ve kaynakların durumları miktar ve değer olmak üzere iki şekilde belirlenir. Miktar olarak belirleme Adet, metre, kg vb. ölçme birimleri kullanılarak işletmenin sahip olduğu varlıkların ve borçlarının kesin ve ayrıntılı olarak tespit edilmesidir. Değer olarak belirleme Miktar olarak belirlenen iktisadi kıymetlerin parasal değerlerin hesaplanmasıdır. Bu hesaplama yapılırken VUK 261. maddesi gereği esas alınacak değerleme ölçüleri kullanılır. Bu ölçüler şunlardır maliyet bedeli, borsa rayici, tasarruf değeri, kayıtlı değer, itibari değer, rayiç bedel, emsal değeri. sayfa 1 sonraki sayfa >>>>> Genel muhasebe
Dönemsonu Envanter İşlemleri Neden Gereklidir? Dönemsonu geldiğinde birçoğumuz bir takım işlemler yapılması gerektiğini bilir ve bu işlemleri yaparız. Ancak yapmış olduğumuz ve dönemsonu envanter işlemleri olarak adlandırdığımız bu işlemleri neden yapmamız gerektiği üzerine çok fazla kafa yorduğumuz söylenemez. Bizde bu yazımızda dönemsonunda yapılan dönemsonu envanter işlemlerinin neden yapılması gerektiği ve bu işlemlerin gerekliliğinden bahsedeceğiz. Muhasebenin temel kavramlarından işletmenin süreklilik kavramına karşın mükelleflerin belirli tarihlerde hesap kesimi yaparak, işletmelerinin finansal durumunu oluşturan varlık ve borçlarının nelerden oluştuğunu bilmek isterler. Ayrıca işletmenin faaliyeti sonucundaki dönem karı veya zararı, işletmenin içinde bulunduğu kişi ve kuruluşlarında ilgi duydukları bilgilerdir. İşte bahsettiğimiz bu bilgiler bilanço ve gelir tablosu ile sağlanır. Sözkonusu temel mali tabloların dönemsonunda gerçeğe en yakın değerlerle tespit edilebilmesi için dönemsonu envanter envanter işlemlerinin yapılması gerekir. Dönemsonu Envanter işlemlerinin yapılmadan işletmeye ait bilanço ve gelir tablosunun neden gerçek değerleri yansıtmayacağına geçmeden önce envanter kavramından bahsetmekte yarar vardır. Türk Ticaret Kanunu TTK ve Vergi Usul Kanununda envanter kavramı yerine envanter çıkarma işleminin tanımlandığını görmekteyiz. Mezkur kanunlarda "Envanter çıkarmak; saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları kesin bir şekilde ayrıntılı olarak tespit etmektir..." denilmektedir. TTK VUK Envanter işlemleri; işletmeye dahil mevcut, alacak ve borçların miktarlarını ve değerlerini kesin bir şekilde ayrıntılı olarak tespit ve elde edilen sonuçlara göre gerekli ayarlama ve düzeltme kayıtlarını yapmak suretiyle gerçek değerlerini vermesini sağlamaktır. Kısaca envanter işlemleri; sayım değerleme ve envanter kayıtlarının yapılmasını kapsayan bir süreçtir. İşletmelerde bir hesap dönemi içinde meydan gelen ve para ile ifade edilen işlemlerin ispat edici belgelere dayanılarak ilgili hesaplara kaydedilmesinden sonra dönemsonunda çıkarılan mizan, "genel geçici mizan"dır. Burada genel kelimesi bu mizanın tüm dönemin işlemlerini kapsamasını, "geçici" kelimesi ise bu mizanda yer alan hesap kalanlarının işletmenin varlık ve borçlarının gerçek durumunu tam olarak yansıtmadağını ifade etmektedir. Çünkü genel geçici mizan, envanter bilgileri olmaksızın dönemsonu bilançosunun ve gelir tablosunun düzenlenmesine olanak vermez. Çünkü, Mal hareketleri, aralıklı envanter yöntemine göre muhasebeleştirildiğinde Ticari Mallar Hesabının kalanı mevcut malları göstermez. Mal hareketleri, devamlı envanter yöntemine göre kayda alınmış olsa bile hesap dönemi içinde fire, kaybolma, çalınma gibi miktar azalışına neden olaylar sonucu Ticari Mallar Hesabı mevcut malların değerini göstermeyebilir. Varlıklarda çeşitli nedenlerle gerçek tutar ile kayıtlarda görülen tutarlar farklı olabilir. Örneğin, kasa hesabında görülen para ile sayım sonucu bulunan tutar arasında denklik bulunmayabilir. Senetli ve senetsiz alacakların tahsili şüpheli duruma düşmüş olabilir veya tahsili imkansız hale yani değersiz alacak durumuna düşmüş olabilir. Vadesi gelmeyin alacak ve borç senetlerinin dönem sonundaki nominal değerleri ile tasarruf peşin değeri aynı değildir. İşletmenin aktifinde hisse senedi varsa dönem sonunda alış bedeline göre değer düşmeleri meydana gelmiş olabilir. Amortismana tabi iktisadi kiymeterlerde meydana gelen değer kayıpları oluşur. Bunlar için amortisman ayrılması gerekir. Tahakkuk etmiş ancak henüz tahsil edilmemiş gelirler ile ödenmemiş giderlerin kayıtları unutulmuş olabilir. İşte bahsettiğimiz bu nedenlerden dolayı genel geçici mizanda yer alan hesap kalanlarında farklılıklar meydana gelmiş olabileceğinden dönemsonu işlemlerine diğer bir deyişle envanter işlemlerine gerek vardır. Ancak bu şekilde, işletmenin mali durumunu gösteren bilanço ile faaliyet sonuçlarını gösteren gelir tablosu gerçeğe en yakın değerlerle hazırlanmış olacaktır. Mahmut SUÇİÇEK Vergi Denetmeni mahmutsucicek Diğer makaleleri
İşletmelerin finansal işlemlerine ait bilgilerin kaydedilip izlenmesi ve raporlanmasını içeren muhasebe işlemleri, belli bir süreç içerisinde gerçekleşmektedir. Muhasebe süreci içerisinde sırası ile takip edilmesi gereken işlemler bulunmaktadır. Muhasebenin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi, bu sürece bağlı bir şekilde gerçekleşmektedir. Açılış Bilançosunun Düzenlenmesi Bu bilanço, işletmenin işe başlarken veya faaliyet gösterdiği bir dönemin sonunda sahip olduğu varlıkların, alacak ve borçların detayları ile birlikte envanter defterine kaydedilmesini içerir. Bu işlem, muhasebe sürecinin başlangıcı olarak kabul edilir. Yevmiye Defteri Kayıtlarının Yapılması Yevmiye defteri, işletmelerde yapılan ticari işlemlerin tarih sırasına göre kayıtlarının tutulduğu defterlerdir. Günlük defter olarak da adlandırılmaktadır. Yevmiye defterine yapılan bu kayıt işlemi, muhasebe sürecinin ikinci aşamasıdır. Büyük Defter Kayıtlarının Yapılması İşletmelerde yemviye defterine yapılan günlük kayıtların, usulüne uygun olarak hesaplara dağıldığı ve sınıflandırıldığı defterlere büyük defter denilmektedir. Büyük defter, defteri kebir olarak da bilinir. Yevmiye defterindeki bilgilerin büyük defterde sınıflandırılması ve düzenlenmesi muhasebe sürecinin üçüncü aşamasıdır. Yardımcı Defter Kayıtlarının Yapılması Yardımcı yani muavin olarak adlandırılan defterlerin tutulması, kanunen zorunlu değildir. Yardımcı defter tutmanın amacı, büyük defterde bulunan kayıtların daha detaylı ve açıklamalı şekilde gösterilmesini sağlamaktır. Bu defter sayesinde işletme yöneticileri, hesapları daha ayrıntılı olarak inceleyebilirler. Aylık Mizanın Düzenlenmesi Aylık mizan, muhasebe sürecinde şu ana kadar aktarılan işlemlerin doğru bir biçimde yapılıp yapılmadığını kontrol etmek için uygulanan bir muhasebe çalışmasıdır. Aylık olarak düzenlenmesi gereken bu mizanlar, muhasebe sürecinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Dönem Sonu Envanter İşlemleri Dönem sonu envanterini çıkarmak, saymak, ölçmek, değerlendirmek sureti ile işletmenin sahip olduğu değerleri kesin bir şekilde saptama amacını taşımaktadır. Gelir Tablosunun Düzenlenmesi Gelir tablosu, bir işletmenin elde ettiği kar veya zararı ortaya çıkaran tablolardır. Dönem sonu envanter işlemlerinden sonra yapılması gerekmektedir. Gelir Ve Gider Hesaplarının Kapatılması Gelir tablosu düzenlenmeden, gelir ve gider hesaplarını kapatmak mümkün değildir. Muhasebe sürecinde çalışma yaparken bu hususu bilmek önemlidir. Gelir ve gider hesaplarının kapatılması, gelir tablosunun düzenlenmesinin hemen ardından yapılabilir. Kesin Mizanın Düzenlenmesi Kesin mizan, muhasebe sürecinde hazırlanan son mizandır. Bu mizanın kalanlarından bilanço düzenlenir. Çünkü kesin mizanda yer alan hesapların kalanları, işletmenin bilanço günündeki varlık ve kaynakları göstermektedir. Dönem Sonu Bilançosunun Düzenlenmesi Dönem sonu bilançosu ile işletmenin bir mali yılının değerlendirmesi yapılır. Bilançoda belirtilen mali hareketler ve işletmenin durumunun yanında, bilanço dipnotlarında açıklamalar yapılır. Bu bilançonun amacı, işletme yöneticilerine rapor sunmaktır. Yeni Muhasebe Dönemi Hesaplarının Açılması Bilançonun düzenlenmesinden sonra, muhasebe sürecinin bir mali dönemi tamamlanmış olur. Bu aşamadan sonra yeni mali dönemin başlaması için yeni dönem hesapları açılacaktır. SummaryArticle NameMuhasebe Süreci Nasıl İlerler? Muhasebe Sürecinin Aşamaları Nelerdir?DescriptionMuhasebe Süreci Nasıl İlerler? İşletmelerin finansal işlemlerine ait bilgilerin kaydedilip izlenmesi ve raporlanması için muhasebe Publisher Publisher Logo
Muhasebe içi Envanter; Muhasebe İçi Envanter Nedir? Muhasebe Uygulamasında Envanter – Muhasebe dönem sonu envanter işlemleri – Envanter Kaydı Ne Demek? Envanter Nasıl Tutulur? İşletmelerin yıl sonu çalışmaları içerisinde yer alan envanter hazırlama sürecinde önce, işletmeye ait olan değerler sayım yapılarak tespit edilir. Daha sonra bu değerler bir mali yıl süresinde bilgisayarlı muhasebe paket programları ile tutulan muhasebe kayıtlarıyla karşılaştırılır. Muhasebe içi envanter işlemleri, düzenleyici muhasebe kayıtlarını kapsamaktadır. Elde edilen bu kayıtlar sayesinde eğer muhasebe kayıtları ile sayım yapılan veriler örtüşmüyorsa verileri yeniden kontrol etme imkanı elde edilir. Böylelikle muhasebe sürecinde oluşan bir hata varsa, bu hata giderilmiş olur. Muhasebe İçi Envanter İşlemlerinin Sırası Nedir? Envanter işleminde belli bir sıra takip edilir. Bu işlemler, dönem sonunda genel geçici mizanın düzenlenmesi ile başlar. Ardından muhasebe dışı envanter oluşturmak için işletmenin sahip olduğu varlıkların sayımı yapılır. Sonrasında yapılan bu iki çalışma birbiri ile karşılaştırılarak, arada herhangi bir fark olup olmadığı tespit edilir Eğer genel geçici mizan ve muhasebe dışı envanter arasında bir fark varsa bu farkların sebepleri araştırılarak, düzenleyici muhasebe kayıtları yazılır. Bu sayede muhasebe kayıtları ve envanter sonuçları uyumlu hale getirilmiş olur. Bu işlem sonrasında ise, kesin mizan düzenlenerek, envanter sonuçlarını gösteren mali tablolar düzenlenir. Muhasebe İçi Envanter Farklarının Nedenleri Nelerdir? Muhasebe içi envanter çalışmaları ile tespit edilen farklar, birçok neden dayanabilir. Bu nedenler içerisinde ilk olarak akıllara geleni, muhasebe kayıtlarında herhangi bir hata yapılmış olmasıdır. Yapılan bu çalışma sayesinde muhasebe hataları tespit edilmiş olur. Eğer kayıtlarda bir hata yoksa, envanter sayımı sırasında bazı varlıklar tespit edilmemiş olabilir. Veya sayım sırasında yanlışlıkla birden çok kayıt edilen mallar olabilir. Üretim yapan işletmelerin envanter bilgilerinde ortaya çıkan farkların nedenlerinden biri de, işletmenin imalat sürecinde oluşan firelerdir. Veya bozuk olarak üretilen malların yeniden üretime verilmesi de envanter farkına neden olmaktadır. Envanter sayımı sırasında bu tür bilgilerin dikkate alınması gerekir. İşletme sahiplerinin rızası ile alınıp kullanılan ve kayıtlara geçirilmeyen mal veya değerler de envanter karşılaştırmalarında fark oluşmasına sebep olan eylemlerdir. Eğer bir işletmede bilanço dönemi içerisinde bir mal satılmış ve bu satılan mal kayıtlara geçirilmemişse, bu durum da envanter farkına sebep olmaktadır. Envanter düzenlenmesi sırasında ortaya çıkan farklar, bütün bu nedenler göz önünde bulundurularak dikkatle incelenmelidir. Nasıl Öğrenirim? Muhasebe içi envanter işlemleri muhasebe kursu derslerinde verilmektedir. Envanter işlemleri hem muhasebe kursu teorik derslerinde hem de muhasebe programları kursunda verilmektedir. Muhasebe kursları ile ilgili detaylı bilgilere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz; Bilgisayarlı Muhasebe Kursları Ön Muhasebe Kursları Genel Muhasebe Kursları Muhasebe Programları Kursları İleri Muhasebe Kursları En İyi Muhasebe Kursları SummaryArticle NameMuhasebe İçi Envanter Nedir? Muhasebe Uygulamasında EnvanterDescriptionMuhasebe İçi Envanter Nedir? Muhasebe Uygulamasında Envanter - Muhasebe dönem sonu envanter işlemleri - Envanter Kaydı Ne Demek? Envanter Nasıl Tutulur?Authoregitimikursu Publisher Publisher Logo
Kasa Banka ve Menkul Kıymet Envanter ve Değerleme Muhammed Kutub BAĞIRGAN Vergi Müfettişi [email protected] Yazar Hakkında II- Alacak/Borçlara ve Stoklara İlişkin Dönem Sonu Envanter ve Değerleme – Muhammed Kutub BAĞIRGAN, Vergi Müfettişi III- Gayrimenkullere, Amortismanlara, Kuruluş ve Örgütlenme Giderlerine ve Aktif/Pasif Geçici Kıymet Hesaplarına İlişkin Dönem Sonu Envanter ve Değerleme İşlemleri – Muhammed Kutub BAĞIRGAN, Vergi Müfettişi I-GİRİŞ İşletmeler dönem sonlarında envanter çalışmaları, malî tabloların hazırlanması gibi birtakım işlemler yapmak zorundadır. Bu işlemlere genel olarak dönem sonu işlemleri denir. Dönem sonu envanter işlemleri ve kayıtları ; muhasebe kayıtlarının doğruluğunu ölçmek için muhasebe dışında bu kayıtlardaki rakamların temsil ettikleri varlıkların sayılması ve ölçülmesi, tartılması ve değerlenmesi suretiyle kontrolüdür. Firmalarca dönem içinde gerçekleştirilen alım-satım faaliyetleri, stoklarında bulunan mallar, alacakları, borçları, kasasında veya bankada bulunan tutarlar üzerinde Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak sürekli kontrol yapmakla beraber, bu işlemlerle ilgili dönem sonunda da bir takım kayıt ve sağlamalar yapması gerekmektedir. Bu ticari kardan, mali kara geçiş noktasında firmaların bir nevi ortağı olan devlete karşı yükümlülüğüdür. İşletmelere dahil iktisadi kıymetlerin kayıtlar ve belgeler üzerinde yapılacak olan çalışmalarla tespit edilmesi işlemine envanter adı verilir. İktisadi kıymetlerin fiili olarak tespit edilmesi fiili envanter, kayıt ve belgeler üzerinden tespit edilmesi de kaydi envanter olarak tanımlanabilir. Dönem sonunda yapılacak envanter çalışmaları ile fiili ve kaydi durumların karşılaştırılması, donem sonu işlemlerin özünü yansıtır. Envanterin Hukuki Tanımı 213 sayılı Vergi usul Kanunun 186. Maddesine göre “Envanter çıkarmak; bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde müfredatlı olarak tesbit etmektir. Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmayan malların değerleri tahminen tesbit olunur.” Şeklinde envanterin tanımı yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 66. Maddesinde ise “Her tacir, ticari işletmesinin açılışında, taşınmazlarını, alacaklarını, borçlarını, nakit parasının tutarını ve diğer varlıklarını eksiksiz ve doğru bir şekilde gösteren ve varlıkları ile borçlarının değerlerini teker teker belirten bir envanter çıkarır.” Şeklinde hüküm bulunmaktadır. Envanter İşlemleri Muhasebe uygulamasında envanter işlemleri genel olarak; 1. Dönem Sonu Genel Geçici Mizanın düzenlenmesi, 2. Muhasebe Dışı Envanter yapılarak, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin gerçek durumunun tespiti, 3. Muhasebe dışı envanter ile genel geçici mizanın karşılaştırılması ve farkların tespiti, 4. Bulunan farkların, muhasebe içi envanter işlemleriyle düzeltilmesi, 5. Kesin mizanın düzenlenmesi, 6. Mali Tabloların düzenlenmesi, 7. Kapanış kayıtlarının yapılması. II- DÖNEM SONUNDA KASA, BANKA VE MENKUL KIYMETLERE İLİŞKİN YAPILACAK ENVANTER ÇALIŞMALARI VE DEĞERLEME ESASLARI Hesabına İlişkin Yapılacak İşlemler Kasa Mevcudu İşletmelerin kasa hesabında bulunan milli para TL VUK 284. Maddesine göre İTİBARİ DEĞER ile değerlenecektir. İtibari değer ise her nevi senetlerle esham ve tahvillerin üzerinde yazılı olan değerdir. Dönem sonunda işletmelerin kasa mevcudu, milli paranın üzerinde yazılı olan değer ile değerlenecek, yani kaydi değer üzerinden muhasebe kayıtlarında görünmeye devam edecektir. Kasa hesabında dönem sonunda bulunan yabancı paraların değerlemesinde ise VUK 280. Maddesine göre borsa rayici kullanılacaktır. Ancak hali hazırda ülkemizde serbest döviz borsası kurulmadığından değerleme, yıl sonu itibariyle Hazine ve Maliye Bakanlığı’ nca tespit ve ilan olunan kurlara göre yapılmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ilan ettiği kurlardan birisi efektif diğeri ise döviz alış kurunu göstermektedir. Bu ayrım ülkemizde bankacılık uygulamasında nakit yabancı paranın efektif, bunun dışındaki yabancı para cinsinden ödeme araçlarınınçek, poliçe hazine bonosu tahvil ise döviz olarak adlandırılmasından kaynaklanmaktadır. Ancak, yabancı paranakit için efektif kur bulunmadığı takdirde döviz alış kuru esas alınacaktır. Sonuç olarak kasa hesabında görünen yabancı paralar bulunması halinde “efektif alış kuru” ile değerlenecek, bulunmaması halinde ise “döviz alış kuru” ile değerlenecektir. Değerleme sonucunda oluşan olumlu veya olumsuz kur farklarının, dönemin sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi gerekmektedir. Kambiyo karı veya zararı olarak Kasa Hesabının Alacak Bakiyesi Vermesi Borç bakiyesi vermesi gereken 100-Kasa hesabının alacak bakiyesi, muhasebe işlemlerinde hata olduğunu gösterir. Düzeltme yapılmadığı taktirde, bu işlemlerin doğru olduğu kabulünü gerektirir ki, bu durumda gelirlerin gizlendiği veya gerçek dışı ödemelerin olduğu iddiasıyla cezalı tarhiyata neden olacaktır. Kasa Sayım Farklılıklarının Ortaya Çıkması Kasa hesabının kayıtlarda görünen değeri borç bakiyesi ile muhasebe dışı envanter yoluyla tespit edilecek fiili durumunun karşılaştırılması gerekmektedir. Bu karşılaştırma sonucunda, ortalaya çıkabilecek olumlu olumsuz sayım farkları ise geçici olarak aşağıda gösterilen hesaplara alınması gerekmektedir. √ Fiili Kasa Mevcudu > Kasa Borç Kalanı = “397 Sayım ve Tesellüm Fazlalıkları” √ Fiili Kasa Mevcudu < Kasa Borç Kalanı = “197 Sayım ve Tesellüm Noksanlıkları” 100- Kasa Hesabı xx 397-Sayım ve Tesellüm Fazlalıkları Hesabı xx 197 Sayım ve Tesellüm Noksanlıkları Hesabı xx 100- Kasa Hesabı xx Dönem sonuna kadar bu hesaplara alınan fazlalık ve eksiklikler, nedenlerinin tespiti halinde kayıtlar düzeltilerek ilgili hesaplara aktarılacaktır. Ancak hata dışında başka nedenlerle eksiklik veya fazlalık olması halinde, bu işlemlerin düzeltilmesinin vergi mevzuatında da kabul edilebilir olması gerekmektedir. Örneğin sayım neticesinde çıkan noksanlığın, personelin zimmetine geçirdiği paralar nedeniyle oluşması ihtimal dahilindedir. Firmanın, zimmete geçirilen para nedeniyle ilgili personelden olan alacağının takibini icra safhasına taşıması halinde, karşılık ayrılmak suretiyle gider yazmaya kalkışırsa bu gider vergi mevzuatına göre Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olacaktır. Çünkü, bir alacağa karşılık ayrılabilmesi için, alacağın VUK 323. Maddesine göre ticari kazancın elde edilmesi ve idame edilmesiyle bağlantılı olması yani gelir ve hasılat unsuru olması gerekmektedir. 135 Personelden Alacaklar xx 197 Sayım ve Tesellüm Noksanlıklar xx 138 Şüpheli Diğer Alacaklar xx 135 Personelden Alacaklar xx 654 Karşılık Giderleri xx 139 Şüpheli Diğer Alacaklar Karşılığı xx 900- Nazım Hesap KKEG xx 950- Nazım Hesap KKEG xx Sayım noksanlığına ilişkin bir başka örnek ise, karşılaşılan sahte paralardır. Tespit edilen sahte paralara ilişkin, firma tarafından 689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar Hesabına atılabilecektir. Yine dönem sonuna kadar noksanlığın nedeninin bulunamaması, fark tutar da 689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar Hesabına atılabilecektir. Ancak bu giderler yine vergi mevzuatına göre Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olacaktır. Nedeni ise 193 sayılı GVK’nın 88/3. Maddesine göre “sermayede vukua gelen eksilmelerin zarar adledilemeyeceği” hüküm altına alınmıştır. 689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar Hesabı xx 197 Sayım ve Tesellüm Noksanlıkları Hesabı xx 900- Nazım Hesap KKEG xx 950- Nazım Hesap KKEG xx Bununla birlikte dönem sonuna kadar sebebi bulunamayan fazlalıklar ise 679 Diğer olağan Dışı Gelir ve Karlar hesabına alınır ki bu gelir, vergi mevzuatına göre vergiye tabi bir gelir olacaktır. 397-Sayım ve Tesellüm Fazlalıkları Hesabı xx 679 Diğer olağan Dışı Gelir ve Karlar hesabı Vergiye Tabi Gelir xx Kasa Bakiyesinin, İşletmenin İhtiyaçlarının Üzerinde Olması Böyle bir durumun varlığı halinde, basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan işletme yöneticilerin, kasa hesabında bulunan atıl parayı değerlendirmeksizin bekletmeyeceklerinden, söz konusu tutarların ortaklara kullandırıldığı kabulü ortaya çıkar. Yani ortaklara örtülü kazanç dağıtımı yapıldığı kabul edilir ki bu sebeple işletme adına cezalı tarhiyat yapılabilecektir. Bu nedenle işletmeler, günlük işlemlerinde gerekli olan meblağı belirledikten sonra kalan tutara dönem içinde peyder pey faiz geliri hesaplamaları doğru olacaktır. Bununla birlikte ortaklardan alacaklar hesabında da bakiye bulunması halinde adat hesabına bu tutarların da adat hesabına dahil edilmesi gerekmektedir. Yine işletmenin ortaklara borçlar hesabında bakiye bulunması halinde, adat hesabında bu bakiye, kasa hesabı ve ortaklardan alacaklar hesabının toplamında düşülerek adat hesaplanması doğru olacaktır. Bu şekilde mahsuplaşma yıl içinde yapılarak gelmesi tarafımızca daha az faiz hesaplanması açısından daha doğru bir uygulama olacaktır. Adat hesaplamasında kullanılacak faiz oranı, TCMB tarafından yayımlanan “Reeskont Ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranları”nın kullanılması gereklidir. Faiz formülü şu şekildedir Faiz = A x N x T ————– 360 x 100 A=Fiktif Tutar N= Gün T=Avans Faiz Oranı 131 Ortaklardan Alacaklar 642 Faiz Gelirleri 391 Hesaplanan Kdv 516,07 Hesabına İlişkin Yapılacak İşlemler Banka Mevcudu İşletmelerin kayıtlarında görünen banka hesabı tutarları ile, bankalardan alınacak ekstrelerin karşılaştırılması sonucu, banka hesaplarında bulunan milli para TL VUK 265. Maddesine göre MUKAYYET DEĞER ile değerlenecektir. Mukayyet değer ise bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeridir. Dönem sonunda işletmelerin banka mevcudu, muhasebe kayıtlarında görünen değerle değerlenecek, yani kaydi değer üzerinden muhasebe kayıtlarında görünmeye devam edecektir. Banka hesabında dönem sonunda bulunan yabancı paraların değerlemesinde ise VUK 280. Maddesine göre borsa rayici kullanılacaktır. Ancak hali hazırda ülkemizde serbest döviz borsası kurulmadığından değerleme, yıl sonu itibariyle Hazine ve Maliye Bakanlığı’ nca tespit ve ilan olunan kurlara göre yapılmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ilan ettiği kurlardan birisi efektif diğeri ise döviz alış kurunu göstermektedir. Bu ayrım ülkemizde bankacılık uygulamasında nakit yabancı paranın efektif, bunun dışındaki yabancı para cinsinden ödeme araçlarınınçek, poliçe hazine bonosu tahvil ise döviz olarak adlandırılmasından kaynaklanmaktadır. Ancak, yabancı paranakit için efektif kur bulunmadığı takdirde döviz alış kuru esas alınacaktır. Sonuçta banka hesabında bulunan yabancı paralar “döviz alış kuru” değerlenmesi gerekmektedir. Değerleme sonucunda oluşan olumlu veya olumsuz kur farklarının, dönemin sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi gerekmektedir. Kambiyo karı veya zararı olarak Vadeli Mevduatların Değerlemesi Vergi Usul Kanunun 281. Maddesine göre Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit alacaklar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesinin bir sonucu olarak, firmaların tarihine kadar vadeli mevduat hesaplarına tahakkuk etmesi beklenen faiz gelirlerini, matrahına eklemesi gerekmektedir. Döviz cinsinden mevduat hesaplarına ise kur farkı ve faiz değerlemesi dolayısıyla iki defa değerleme yapılması gerekmektedir. Buna göre, söz konusu vadeli hesabın döviz cinsinden olması durumunda, ilk önce Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca ilan edilen döviz alış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek oluşan kur farkı geliri ya da gideri, kambiyo karı/zararı olarak kaydedilmeli, bu işlemden sonra TL’ye çevrilmiş olan mevduat tutarı üzerinden faiz hesaplanarak finansman geliri kaydı yapılmalıdır. Örneğin, hesap dönemi takvim yılı olan KLM Ltd. Şti’nin XYZ Bankasında tarihinde tutarında 1 yıl vadeli mevduat hesabı açtırması halinde, mevduat sözleşmesinden kaynaklanan alacak tarihinde hesaplanacak 4 aylık faiz geliri ile birlikte dikkate alınacaktır. Faiz Oranı %10 = x 10 x 4/12 = 181 Gelir Tahakkukları 193 Peşin Ödenen Vergiler Ve Fonlar Gvk Geçici 67 500,00 642 Faiz Gelirleri 1 seri Kurumlar vergisi genel tebliğine göre, vadesi değerleme gününden 31 Aralık sonra, ancak beyanname verilme tarihinden önce dolan mevduat hesaplarında kıst olarak hesaplanıp, gelir yazılan işlemiş faizlere isabet eden ve GVK Geçici 67. Maddesi kapsamında bankalarca tevkif edilen gelir vergisi stopajı beyannameden hesaplanan Gelir/Kurumlar vergisinden mahsup edilebilecektir. Ancak beyanname verme süresinden sonra GV 25 Mart, KV 25 Nisan dolan mevduat faizlerine ait stopajın tamamı, faiz ödemesinin yapıldığı yıla ilişkin gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir. Kredilerin Değerlemesi Daha öncede belirtildiği üzere, Vergi Usul Kanunun 285. Maddesine göre borçlar mukayyet değerle, mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınması gerekmektedir. Yine dönemsellik ilkesinin gereği olarak, mevduat hesabı faizlerinin matraha eklenmesinin bir sonucu olarak, dönem sonuna kadar tahakkuk eden ancak ödenmeyen kredi faizlerinin de vergi matrahından indirilmesi gerekecektir. Bu şekilde kredinin temin edildiği tarihten, dönem sonuna kadar kıst olarak hesaplanan faiz giderinin kurum/gelir matrahından indirilebilecektir. 780 Finansman Giderleri xxx 300 Banka Kredileri xxx Kıymetlere İlişkin Yapılacak İşlemler 213 sayılı VUK’un 279 maddesinde menkul kıymetlerin değerlemelerine ilişkin şu hüküm yer almaktadır. “Hisse senetleri ile fon portföyünün en az % 51’i Türkiye’de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, bunlar dışında kalan her türlü menkul kıymet borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin alış bedeline vadesinde elde edilecek gelirin kur farkları dahil iktisap tarihinden değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi suretiyle hesaplanır. Ancak, borsa rayici bulunmayan, getirisi ihraç edenin kar ve zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü itibariyle hesaplanması mümkün olmayan menkul kıymetler, alış bedeli ile değerlenir.” Yine aynı kanunun özel haller başlıklı 289. Maddesinde “Bu bölümde yazılı olmıyan veyahut yazılı olup da kendi ölçüleriyle değerlenmesine imkan bulunmıyan iktisadi kıymetlerden bina ve arazi vergi değerleriyle, diğerleri, varsa borsa rayici, yoksa mukayyet değerleri, o da yoksa emsal bedeliyle değerlenir.” Hükmü yer almaktadır. Özetle 1. Hisse senetleri ile fon portföyünün en az % 51’i Türkiye’de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, 2. Bunlar dışında kalan her türlü menkul kıymet borsa rayiciyle, 3. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin alış bedeline vadesinde elde edilecek gelirin kur farkları dahil iktisap tarihinden değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi suretiyle Kıst Getiri, 4. Borsa rayici bulunmayan, getirisi ihraç edenin kar ve zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü itibariyle hesaplanması mümkün olmayan menkul kıymetler, alış bedeliyle, 5. Bu madde de yer almayan, alsa bile değerleme imkanı bulunmayan menkul kıymetler için ise, varsa borsa rayici, yoksa mukayyet değerleri, o da yoksa emsal bedeliyle, değerlenecektir. Yukarıda da görüleceği üzere, firmaların ellerinde bulunan hisse senetleri alış bedeli ile değerlenmesi gerekmektedir. Alış anında yapılan giderler ise, dönem gider olarak sonuç hesaplarına aktarılacak yani alış bedeline eklenmeyecektir. Hisse senetlerinin alış bedeli ile değerlenmesinin bir sonucu olarak, yıl sonunda hisse senedinin borsa değerinde bir düşüş olması halinde şirket tarafından ayrılan karşılıklar olarak dikkate alınması gerekmektedir. Daha sonra borsada yaşanan yükselişle beraber hisse senedinin değerinde bir artma olması halinde ise Konusu Kalmayan Karşılık Hs. “vergiye tabi olmayan gelir” olarak dikkate alınacaktır. Ancak menkul kıymetin satışı dolayısıyla oluşacak kar veya zarar doğrudan vergi matrahına eklenip çıkarılabilecektir. 654 Karşılık Giderleri xxx 119 Men Kıy. Değ. Düş. Kar. xxx 900- Nazım Hesap KKEG xx 950- Nazım Hesap KKEG xx 100 Kasa xxx 119 Men Kıy. Değ. Düş. Kar. xxx 110 Hisse Senetleri xxx 644 Kon. Kalm. Karşılıklar xxx 645 Menkul Kıymet Sat. karı xxx 920- Nazım Hesap Vergiye Tabi Olmayan Gelir xx 980- Nazım Hesap Vergiye Tabi Olmayan Gelir xx Hisse senetleri dışında, BİST’te işlem gören, devlet tahvili, özel sektör tahvili ve hazine bonoları, borsa rayici ile değerlenecektir. Borsa rayici, gerek menkul kıymetler ve kambiyo borsasına, gerekse ticaret borsalarına kayıtlı olan iktisadi kıymetlerin değerlemeden evvelki son muamele gününde borsadaki muamelelerin ortalama değerlerini ifade eder. Dönem sonu ortaya çıkacak borsa değerleme farklarında ilgili dönem kazancı ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Borsa rayici ile değerlemesi gereken menkul kıymetlerin, borsa rayicinin olmaması veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılması halinde ise, yapılacak değerlemede; = Alış Bedeli + Değerleme Gününe Kadar Hesaplanacak Faiz + Kur Farkı Yukarıda da görüleceği üzere bu tip menkul kıymetler kıst getiri ile değerlenecektir. Örneğin ihraç edilen bir özel sektör tahvilinin borsada rayicinin olamaması halinde, bu tahvilin 31. Aralık tarihine kadar hesaplanacak faizinin faiz geliri olarak vergi matrahına dahil edilmesi, tahvilin döviz cinsinde ihracı halinde de kur farklarının da vergi matrahına dahil edilmesi gerekmektedir. Kaynakça 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1 Seri Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
dönem sonu envanter işlemleri nasıl yapılır