15 Beslenire Sağlığın Temelidir: Bestesıms Eğitimi Prof. Dr. Ayşe BAYSAL* Beslenme, insan sağlığını etkileyen en önemli etmendir. Yetersiz ve dengesiz beslenme, büyüme ve gelişmeyi engeller, çalışma gücünü azaltır, sağlık harcamalarını artırır ve yaşam sürecini kısaltır.
8qyPJ1.
Pandemi nedeniyle yılın büyük bölümünü evde geçiren ve beslenme düzenleri bozulan çocukların, okula dönüş döneminde doğru beslenmeleri konusunda ailelere büyük sorumluluklar düşüyor. Muratbey Beslenme Danışmanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, ailelerin okula giden çocukları için doğru ve kaliteli beslenmeye daha fazla özen göstermeleri gerektiğini belirtti. Pandemi yetişkinleri olduğu kadar çocukları da olumsuz etkiledi. Evde daha fazla zaman geçiren çocukların değişen beslenme alışkanlıkları sonucunda, vücut dengeleri de bozuldu. Bu dönemde bazı çocuklar kilo alırken; bazıları kilo kaybetti ve büyümeleri aksadı. Okul döneminde çocuk beslenmesine ilişkin önerilerde bulunan Muratbey Beslenme Danışmanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, sağlıklı ve mutlu bir gelecek için anne-babaların beslenme konusunda bilinçli olmaları gerektiğini vurguladı. Çocuklar Yaşa Uygun Doğru Beslenmeli Yeterli ve dengeli beslenme uygulamalarının, taze, doğal ve çeşitli türden besinlerin tüketildiği bir mutfak ile mümkün olabileceğini söyleyen Garipağaoğlu, “Halk arasında kötü ya da yetersiz beslenme olarak bilinen “malnütrisyon” ile şişmanlık olarak bilinen “obezite” ülkemiz dahil tüm dünyada çocuk sağlığını tehdit eden en önemli iki sorundur. Her iki sorunun önlenmesi veya tedavisi, yaşa uygun doğru ve kaliteli beslenme ile mümkün olabilir. Yetersiz beslenen çocukların, iyi beslenen yaşıtlarına göre okula daha geç başladıkları, okulda başarısız oldukları, testleri daha geç cevapladıkları, yorgun, anemik ve bağışıklıklarının zayıf olduğu bilinmektedir. Obez çocuklarda ise insülin direnci, diyabet, hipertansiyon, kalp- damar, karaciğer yağlanması, ortopedik ve cilt sorunlarının yanı sıra, oyunlara katılmama, özgüven düşüklüğü gibi psikolojik sorunlar görülmektedir. Bu sorunların önlenebilmesi için anne ve babaların çocuklarının yaşa uygun doğru beslenmesi, özellikle de porsiyon kontrolü konusunda bilinçli olmaları gerekir. Çocukların obeziteden korunabilmeleri için günde 5 porsiyon sebze-meyve, 2 saat ile sınırlı ekran Bilgisayar, TV, 1 saat fiziksel aktivite ve şekersiz içecek tüketilmesi önerilmektedir. Evden çıkmayan, hareket etmeyen çocukların, güneş ışınlarından, dolayısıyla D vitamininden yeterince yararlanamadıkları, bu durumunun, çocukların kemik gelişimlerini olumsuz etkilediği bilinmektedir. Çocukluk çağında karşılaşılan bu sorunların birçoğu da yetişkinlik dönemine yansımaktadır” dedi. D Vitamini ile Zenginleştirilmiş Besinler Sofralarımızda Yer Almalı Okul döneminde çocuk beslenmesiyle ilgili önerilerde bulunan Garipağaoğlu, “Yeterli ve dengeli beslenebilmek için süt, et, ekmek-tahıl, sebze-meyve olmak üzere 4 besin grubu bulunmaktadır. Çocukların her gün, mümkünse her öğünde, bu 4 besin grubundan farklı besinleri, yaşa uygun miktarlarda tüketmeleri gerekmektedir. Besin grupları arasında kaliteli protein yanında kalsiyumun ana kaynağı olan süt grubundaki besinler kemikleri güçlendirir, boy uzamasını destekler. Bunun için okul öncesi ve okul yıllarında 2-3 su bardağı süt-yoğurt ve 1-2 dilim peynir, ergenlik döneminde 3-4 su bardağı süt-yoğurt ve 2-3 dilim peynir tüketilmesi gerekir. Son yıllarda ülkemiz dâhil tüm dünyada sık görülen sağlık sorunlarının başında gelen D vitamini eksikliğine karşı besinlerin D vitamini ile zenginleştirilmesi önerilmektedir. Ülkemizde de çocukların severek tüketebilecekleri D vitamini ile zenginleştirilmiş şekilli peynirler bulunmaktadır. Süt grubundaki besinlerin çocukların hemen tüm öğünlerinde yer alması önemlidir ve gereklidir. Et Grubu Besinleri Kansızlığı Önler, Büyümeyi Destekler Demir, çinko, magnezyum gibi önemli minerallerden ve kaliteli proteinden zengin olan et grubundaki besinler kansızlığı önler, büyüme-gelişmeyi destekler. Sağlıklı beslenebilmek için okul öncesi ve okul yıllarında günde 2-3 köfte ölçüsü, ergenlik döneminde 3-5 köfte ölçüsü et, tavuk ya da balık tüketimi yeterlidir. Et, tavuk ve balık yerine, haftada 1-2 kez kuru baklagil yani nohut, mercimek, bakla, fasulye, bezelye ve börülce yemekleri de yenebilir. Yumurta, hayvansal besinlerin bulunmadığı ya da az olduğu mutfaklarda her gün 1 adet, hayvansal besinlerin yeterli tüketilmesi halinde ise, haftada 4-5 kez yenebilir. Enerjinin Ana Kaynağı Ekmek ve Tahıllar Ekmek ve tahıl grubundaki besinler, enerjinin ana kaynağıdır. Ayrıca sinir sistemimizi besleyen B grubu vitaminlerinden B1 Tiyamin ile lifin de zengin kaynağını oluştururlar. Bu nedenle her yaş grubunda ve her öğünde doğal, esmer ekmek çeşitlerinden ve/veya yerine geçen pirinç, bulgur, makarna, erişte, patates gibi besinlerin çocuğun yaşına uygun miktarlarda bulunması gerekir. Ekmek ve tahıl grubundaki besinlerin işlenmemiş, doğal olanlarının tüketilmesi sağlık açısından önemlidir. Meyveler Meyve Olarak Yenilmeli Vitaminlerden ve lif yönünden zengin olan sebze-meyve grubundaki besinler, çocuklar tarafından pek sevilmeyen bu nedenle de en az tüketilen besinlerdir. Çocuklar karışık sebze yemeklerinden ve salatalardan hoşlanmazlar. Bu nedenle pişmiş sebzelerin tek bir çeşitten yapılması, çiğ sebzelerin dilimlenmiş olarak çocuğa sunulması, yenilebilirliği artırmaktadır. Her gün tüketilen 1-2 orta boy ya da 2 kase meyve, okul öncesi ve okul çocukları için yeterlidir. Ergenlik döneminde meyve miktarı yaşa, cinse, fiziksel aktiviteye bağlı olarak 1-2 porsiyon artırılabilir. Meyvenin meyve olarak yenmesi, taze bile olsa meyve suyunun sık tüketilmemesi gerekir” dedi. Yemek Saatlerini Ailecek Keyifli Geçirin Prof. Garipağaoğlu önerilerini şu sözlerle sürdürdü “Öğün düzeni sağlıklı beslenme alışkanlığının önemli bileşenlerinden biridir. Kahvaltı, öğlen ve akşam yemeği şeklinde düzenlenen 3 öğün, çocuklar için yeterli değildir. Çocukların günlük enerji ve besin ögeleri gereksinimlerini karşılayabilmeleri için kuşluk ve ikindi gibi ara öğünlere ihtiyaç vardır. Mide kapasiteleri küçük olan okul öncesi dönem çocukları, günde 5-6 öğün şeklinde beslenir. Çocuklar anlatılanı değil, gördüklerini taklit ederek öğrenirler. Bu nedenle anne-baba ve çocuğun bakımından sorumlu diğer kişiler, doğru beslenerek çocuğa örnek olmalıdır. Artık çocukların bağışıklığını güçlendirmek, sağlıklı beslenmelerine destek olmak için üretilmiş D vitamini ile zenginleştirilmiş, farklı şekillerde, eğlenceli peynirler gibi ürünler kolaylıkla bulunabiliyor. Çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırabilmek için öğün atlanmaması, mümkünse aile bireylerinin birlikte yemek yemesi, çocuklar için eğlenceli tabaklar hazırlanması ve yemek saatlerinin günün hoş bir bölümü olmasına özen gösterilmesi gerekir.
Giriş Tarihi 1520 Bu kişiler kolay hasta olur ve iyileşme süreçleri uzun zaman bir besin ögesinin yetersiz alınması, vücut işlevlerinin eksik yada hiç çalışmamasına, doğal olarak hastalıklara davetiye çıkarması anlamına beslenme insanların iş gücü, planlama ve yaratıcılık yeteneğini minimuma indirir, hayati faaliyetlerde aksaklıklara neden olur. Sağlıklı bir birey olmanın temeli yeterli ve dengeli beslenme ile sağlanır. Uzmanlara göre yeterli ve dengeli beslenen kişililerin görünüşü • Sağlam bir görünüş, • Hareketli ve dikkatli bakışlar, • Muntazam, pürüzsüz, hafif nemli ve hafif pembe bir cilt, • Canlı ve parlak saçlar, • Kuvvetli, gelişimi normal kaslar, • Düzgün, iyi gelişmiş kol ve bacaklar, • Sık sık baş ağrısından şikayet etmeyen, iştahlı, çalışmaya istekli kişilik, • Vücut ağırlığı, boy uzunluğuna ve yaşına göre orantılı, • Zihinsel ruhsal ve sosyal gelişimi normal, devamlı çalışabilen bir kişilik. Yetersiz ve dengesiz beslenenlerin görünüşü ise; • Hareketleri ağır, isteksiz, eğilmiş bir vücut, • Şişkin bir karın, • Ciltte çeşitli yara ve pürüzler, • Sık sık baş ağrısından şikayet, • İştahsız, yorgun, isteksiz bir kişilik. Zihinsel gerilik, hal ve hareketlerde dengesizlik ileri aşamadaki yetersiz beslenmenin işaretlerindendir. Bunun yanında şişmanlıkobezite da, genellikle dengesiz beslenmenin belirtisidir ve bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bir toplumdaki bireylerin yeterli ve dengeli beslenip beslenmediklerini sadece dış görünüşüne bakarak karar vermek doğru değildir. Bireylerin beslenme durumları bilimsel araştırmalar çerçevesinde saptanabilmektedir. Yapılan çeşitli araştırmalar, toplumumuzun önemli bir kısmının yetersiz ve dengesiz beslenmekte olduğunu göstermektedir. Dengesiz beslenmenin nedenleri araştırıldığı zaman, doğru beslenme ilkelerinin bilinmediği yada gözardı edildiği görülmektedir. Bu sebeple dengesiz beslenmenin önlenmesinde beslenme eğitimi ile sağlıklı beslenme bilincinin kazandırılması büyük önem taşımaktadır.
FAO ile WHO tarafından Roma’da düzenlenen İkinci Uluslararası Beslenme Konferansı’nda ICN2 170 ülke, yetersiz beslenmeyle mücadelede etkili politikalar sürdürmek için taahhütte bulundu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO ve Dünya Sağlık Örgütü WHO Üye Temsilcileri, yetersiz ve dengesiz beslenme sorununu farklı açılardan ele almak ve önümüzdeki yıllarda bu sorunlarla nasıl mücadele edileceğini belirlemek için 19-21 Kasım tarihleri arasında Roma’da düzenlenene İkinci Uluslararası Beslenme Konferansı’nda ICN2 bir araya geldi. Konferansa katılan 170’den fazla ülkeden gıda, tarım ve sağlıktan sorumlu bakanlar ve üst düzey resmi yetkililer, beslenme sorununa çözüm için farklı sektörleri içine alan ve politikalar ve programlar üzerine tavsiyeler içeren Beslenme üzerine Roma Deklarasyonu’nu ve Eylem Çerçevesi’ni kabul etti. Beslenme üzerine Roma Deklarasyonu; herkesin güvenli, yeterli ve besleyici gıdaya erişim hakkını savunuyor, açlıktan mikrobesin yetersizliği vitamin ve mineral eksikliği ve obeziteye kadar, yetersiz beslenmenin her çeşidini önlemek için taahhütte bulunuyor. Sivil toplumu ve özel sektörü de içine alana tüm aktörlerle birlikte hükümetlerin beslenme sorunlarını ve zorluklarını çözme konusunda sorumlu oldukları vurgulanan Eylem Çerçevesi ise hükümetlerin ulusal beslenme, sağlık, eğitim, kalkınma ve yatırım programlarına eklenebilecek 60 adet öneriden oluşuyor. Çerçeve, uluslararası kabul edilmiş göstergelere bağlı, beslenme hedeflerini ve gelişimi izlenebilir kılan, hesap verilebilir ve etkili mekanizmaları ortaya koyuyor. Eylem Çerçevesi’ne göre imzacı ülkeler; anne, çocuk ve genç beslenmesini iyileştirmek, diyabet, kalp hastalıkları, bazı kanser türleri gibi bulaşıcı olmayan ve beslenmeyle ilişkili hastalıkları azaltmak gibi belli hedefleri 2025’e kadar gerçekleştirmek durumundalar. Sağlıklı beslenme düzenlerini teşvik etmekte büyük rol oynayan sürdürülebilir gıda sistemleri için hükümetlerden, gıda güvenliği ve sağlıklı beslenme düzenlerini sağlamak için beslenme boyutu iyi düşünülmüş tarımı teşvik etmeleri ve beslenme hedeflerini tarımsal programlarının plan ve uygulamasına eklemeleri bekleniyor. ICN2 Eylem Çerçevesi, 2015 sonrası BM kalkınma gündemi kapsamında “açlığı sona erdirmek, gıda güvenliğini sağlamak ve beslenmeyi iyileştirmek” için hayata geçirilmesi gereken strateji, politika ve programları ortaya koyuyor. Ülkeler, BM Genel Kurulu tarafından Roma Deklarasyonu ve Eylem Çerçevesi’nin onaylanmasını ve 2016-2025 için beslenme üzerine on senelik eylem planının ilan edilmesinin göz önüne alınmasını önerdi. Söz konusu deklarasyon ile eylem çerçevesi, FAO ve WHO üyelerinin yaklaşık bir yıllık müzakerelerinin ardından ortaya çıktı. Katılımcı ülkelerin, eksik beslenme ile mücadelede 1992 yılında düzenlenen Birinci Uluslararası Beslenme Konferansı’ndan beri önemli ilerleme kaydedilmesine karşın ilerlemenin yetersiz ve dengesiz olduğu noktasında hemfikir olduğu bildirildi. Yetersiz beslenmenin insani, sosyal, çevresel ve ekonomik bedelinin fazla olduğunu belirten FAO Genel Direktörü José Graziano da Silva, “Yetersiz beslenmenin her türünü sona erdirmek için bilgi, uzmanlık ve kaynaklara sahibiz. Herkesin daha iyi beslenmesi konusunda hükümetlerin önderlik etmesi gerekiyor. Bununla birlikte beslenmeyi küresel ölçekte iyileştirmek, sivil toplum organizasyonlarını ve özel sektörü de içine alan ortak bir çaba olmalı.” dedi. Roma Deklarasyonu ve Eylem Çerçevesi’nin, “Beslenmeyi iyileştirme için yeni bir başlangıç noktası” olduğunu belirten FAO Genel Direktörü, “Bizim sorumluluğumuz verilen sözleri elle tutulur sonuçlara dönüştürmek.” ifadesini kullandı. Konferans katılımcılarına video mesajı ile seslenen BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon da, “Herkesin ulusal düzeyde yapacağı taahhütleri öğrenmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Bunun karşılığında BM en etkin desteği sunmaya hazırıdır.” dedi. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. Margaret Chan ise endüstriyel üretime ve küresel piyasalara dayanan dünya gıda sisteminin yeterli miktarda gıda ürettiğini, ancak sistemin halk sağlığı noktasında bazı problemleri de beraberinde getirdiğini söyledi. İlerleme var, yeterli değil Verilere göre, 1990-92 dönemine göre açlık prevalansında %21 oranında düşüş kaydedilmesine karşın, dünya üzerinde 800 milyondan fazla insan hala açlıkla karşı karşıya. Bunun yanında 2 milyardan fazla insan, gizli açlık olarak tanımlanan yetersiz vitamin ve mineral alımından kaynaklanan mikrobeslenme yetersizliğinden etkileniyor. Yetersiz beslenmenin asıl nedenleri ve faktörlerinin karmaşık ve çok boyutlu olduğu belirtilen Beslenme üzerine Roma Deklarasyonu’nda,iklim değişikliğinden ebolaya kadar pek çok konuya vurgu yapıldı. Deklarasyona göre; yoksulluk, azgelişmişlik ve düşük sosyo-ekonomik statü, hem kırsal hem de kentsel alanlarda yetersiz beslenmenin en önemli sebepleri arasında yer alıyor. Dengesiz beslenme genel olarak bebek ve küçük çocukların kötü beslenmesi ve özensiz bakımından, temizlik ve hijyen eksikliğinden, eğitimsizlikten, sağlık hizmetlerinin kalitesi ve temiz içme suyu sorunundan, gıda kaynaklı enfeksiyonlar ve parazit enfestasyonlarından ve üretimden tüketime güvenli olmayan gıdaya bağlı olarak gıda bulaşanlarının zararlı seviyede alınmasından kaynaklanıyor. Ebola virüsü gibi salgın hastalıklar da gıda güvenliği ve beslenmeyi önemli ölçüde tehlikeye sokuyor. Deklarasyonda ayrıca; iklim değişikliği ve diğer çevresel faktörlerin gıda güvencesi, özellikle de üretilen gıdanın miktarı, kalitesi ve çeşitliliği üzerindeki etkileri bunların olumsuz etkileriyle mücadele edebilmek için uygun adımların atılması amacıyla ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Kaynak kıtlığı ve çevresel bozulmanın yarattığı kısıtlamalar ve sürdürülemeyen üretim ve tüketim modelleri, gıda kayıpları ve israfı ile dengesiz dağılım nedeniyle mevcut gıda sistemi sağlıklı beslenmeye katkıda bulunan yeterli, güvenli, çeşitli ve besin yönünden zengin gıda sağlamada zorlanıyor. Deklarasyonda, birçok ülkede elde edilen önemli başarılara rağmen son yıllarda dengesiz beslenme oranını azaltma da çok az ve istikrarsız ilerleme kaydedildiği belirtilerek tahmini rakamlara göre şu sonuçlara ulaşıldığı belirtiliyor Yetersiz beslenme oranı orta derecede düşmesine karşın 2012-2014 yıllarında tahmini 805 milyon insanın kronik açlık çektiğini gösteren mutlak rakamlar kabul edilemeyecek kadar yüksektir. Çocukların büyüyüp gelişmesini etkileyen dengesiz beslenme oranı düştü ancak 2013 yılında beş yaş altındaki 161 milyon çocuğu beslenmenin ileriki aşamaları aşırı zayıflık ise beş yaş altındaki 51 milyon çocuğu etkiledi. Yetersiz beslenme, beş yaş altındaki çocuk ölümlerinin başlıca nedeni oldu. 2013 yılındaki tüm çocuk ölümlerinin %45’i yetersiz beslenmeden kaynaklandı. İki milyardan fazla insan özellikle A vitamini, iyot, demir ve çinko olmak üzere mikrobesin eksikliğinden muzdarip. Hem çocuklar hem de yetişkinlerde görülen aşırı kilo ve obezite tüm bölgelerde hızla artmakta; yetersiz fiziksel aktivite ile bir araya gelen beslenmenin neden olduğu risk faktörleri küresel olarak hastalık ve sakatlık nedenlerinin %10’unu oluşturdu. Deklarasyonun, dengesiz beslenmenin tüm şekillerinden kurtulmak için geliştirilmiş küresel eylem ortak vizyonunda ise özetle şunlar yer aldı Gıda, siyasi ve ekonomik baskı için bir araç olarak kullanılmamalıdır. Gıda ve tarımsal emtia fiyatlarında görülen aşırı dalgalanmalar gıda güvencesi ve beslenmeyi olumsuz yönde etkilemektedir ve neden olduğu sorunların daha iyi izlenmesi ve ele alınması gerekmektedir. Tüm ülkelerde özellikle de gelişmekte olan ülkelerde veri toplama ve analiz için verilen desteğin yanı sıra beslenme verisi ve göstergelerinin daha etkili beslenme denetimi, politika oluşturma ve sorumluluk için geliştirilmesi gerekmektedir. Tüketicilerin güçlendirilmesi, sağlıklı beslenme uygulamaları için gıda ürünlerinin tüketimi göz önüne alındığında bilinçli seçimler yapabilmeleri için geliştirilmiş ve bilimsel kanıtlara dayalı sağlık ve beslenme bilgisi ve eğitime bağlıdır.
İçindekiler1 Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmeyen bir kişide hangi sağlık sorunları ortaya çıkabilir?2 Sağlıklıksız beslenme nedir?3 Yetersiz beslenme nelere yol açar?4 Yetersiz beslendiği nasıl anlaşılır?5 Yeterli ve dengeli beslenmenin sağlık üzerine etkileri nelerdir?6 Yeterli ve dengeli beslenmenin sağlığa etkisi nedir?7 Yetersiz beslenme nedir kısaca?8 Yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu hangi hastalık görülür?Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmeyen bir kişide hangi sağlık sorunları ortaya çıkabilir?Zihinsel geriliğe neden olur. Şişmanlığın obezitenin oluşmasına neden olur. pürüzlü parlak olmayan cilt ve saç, şişkin karın, yorgunluk, iştahsızlık, isteksizlik, sık sık baş ağrısı, bel ve omuzlarda eğilme durumları görünür. Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenen kişilerde tam tersi bir durum beslenme nedir?Sağlıksız bir beslenme, aşırı yeme, her gün ihtiyacımız olan sağlıklı gıdaları yeterince tüketmeme, tuz ve şeker bakımından fazla miktarda yiyecek ve içecek tüketme gibi şeyleri beslenme nelere yol açar?Yetersiz, dengesiz ve sağlıksız beslenen kişilerde;Büyüme, gelişme ve vücudun çalışmasında aksaklıklar sisteminin zayıflamasına neden olur. … Hastalıkların ağır seyretmesine ve tedavinin uzun sürmesine neden gücün ve verimliliğin düşmesine neden geriliğe neden beslendiği nasıl anlaşılır?Yetersiz beslenme sonucu ortaya çıkan belirtileri genel olarak;Yağ ve kas dokularında kırıklık, hastalanma ve enfeksiyona gerekenden düşük vücut sıcaklığı, ve hastalıkların iyileşmesinde ve dengeli beslenmenin sağlık üzerine etkileri nelerdir?– İnsan bedeninin kuvvetli bir kas yapısına sahip olmasını sağlar. – Zihin bulanıklığını giderir, sağlıklı bir zihne sahip olmayı sağlar. – İnsan bedeninin hastalığa yakalanmasını önler. – Vücudun daha enerjik, dinamik ve hareketli olmasında etkin rol ve dengeli beslenmenin sağlığa etkisi nedir?Yetersiz beslenme sonucu olumsuz tepkiler veren vücudumuz sağlığını yavaş yavaş kaybeder. Vücudun çalışması ve metabolizma hızı yavaşlar, büyüme olumsuz yönde etkilenir. Yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlığına sahip insanlar dışarıdan bulaşan hastalıklara ve mikroplara karşı da daha az direnç beslenme nedir kısaca?Vücudun gereksinimini karşılayacak miktarda alınmaması halinde vücudun gelişmesinde, büyümesinde, yenilenmesinde, çalışmasında aksamalar ve hastalıklar oluşur. Bu durum doğrudan hastalıklara yol açtığı gibi, hastalıkların oluşum riskini arttırmakta ve tedavi aşamasının ağır seyretmesine neden ve dengesiz beslenme sonucu hangi hastalık görülür?Çocuklarda yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu görülen…Malnütrisyon Malnütrisyon büyüme ve gelişme için gerekli olan bir ya da daha fazla besin öğesinin vücut dengesini bozacak şekilde yetersiz ve dengesiz alınması durumunda ortaya çıkan bir … Anemi … Basit Guatr … Diş ÇürükleriJun 18, 2020Yazı dolaşımı
yetersiz ve dengesiz beslenmenin sağlığa etkisi